Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bronzlaşma cildin güçlenmesi değil, kendini koruma çabası

Yaz aylarında estetik bir görünümle özdeşleştirilen bronz tenin, gerçekte cildin güneş ışınlarına karşı geliştirdiği bir savunma tepkisi olduğu belirtiliyor. Öğr. Gör. Birgül Erbaş, bilinçsiz güneşlenme ve sık solaryum kullanımının ciltte leke, hassasiyet ve erken yaşlanma gibi sorunlara zemin hazırlayabileceğini belirterek, “Sağlıklı görünen bir cilt, aşırı bronzlaşmış değil; korunmuş ve bakımlı cilttir.” dedi.

Yaz aylarında estetik bir görünümle özdeşleştirilen bronz tenin, gerçekte cildin

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneşlenme, bronzlaşma ve cilt bakımı yeniden gündemin önemli başlıkları arasına girdi. Tatil dönemlerinde bronz bir tene sahip olmak birçok kişi tarafından sağlıklı ve estetik bir görünümün göstergesi olarak kabul edilse de uzmanlar, bronzlaşmanın cilt açısından sanıldığı kadar masum olmadığına dikkat çekiyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı Öğretim Görevlisi Birgül Erbaş, bronzlaşmanın cildin güçlendiğini gösteren bir süreç değil, güneş ışınlarının oluşturduğu etkiye karşı geliştirdiği doğal bir savunma mekanizması olduğunu belirtti.

Özellikle yaz aylarında kontrolsüz ve uzun süreli güneşlenmenin cilt sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabileceğini ifade eden Erbaş, güneşten korunmanın yalnızca estetik açıdan değil, cildin uzun vadeli sağlığının korunması bakımından da önem taşıdığını vurguladı.

Bronzlaşma aslında cildin savunma mekanizması

Bronzlaşmayla birlikte cilt renginin koyulaşması çoğu zaman sağlıklı bir görünüm olarak değerlendirilse de bu değişimin temelinde cildin kendisini güneş ışınlarından koruma çabası bulunuyor.

Birgül Erbaş, cildin güneşe maruz kaldığında koruyucu bir yanıt geliştirdiğini belirterek, “Cilt güneşe maruz kaldığında kendini korumak için melanin üretimini artırır. Yani bronzlaşma aslında cildin alarm verme şeklidir.” ifadelerini kullandı.

Melanin üretiminin artmasıyla cildin renginin koyulaştığını ifade eden Erbaş, bu nedenle bronzlaşmanın cildin güneş ışınlarına karşı daha dayanıklı veya daha sağlıklı hale geldiği şeklinde yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekti.

Bilinçsiz güneşlenme kalıcı izler bırakabilir

Yaz aylarında özellikle tatil bölgelerinde uzun süre güneş altında kalmak, kısa sürede daha koyu bir tene ulaşmak isteyenlerin sık başvurduğu yöntemlerden biri oluyor. Ancak uzmanlara göre kontrolsüz güneşlenme, kısa vadede bronz bir görünüm sağlasa da ilerleyen dönemde cilt üzerinde istenmeyen etkiler oluşturabiliyor.

Erbaş, bilinçsiz şekilde güneşlenmenin ciltte kalıcı lekeler, hassasiyet ve erken yaşlanma belirtileriyle sonuçlanabileceğini belirtti.

Cilt sağlığının yalnızca güneşlenme sırasında oluşabilecek kızarıklık veya yanıklarla değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Erbaş’ın açıklamaları, güneşe maruz kalmanın etkilerinin zaman içerisinde de ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.

Bu nedenle özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu dönemlerde cildin korunması ve güneş altında geçirilen sürenin kontrol altında tutulması önem taşıyor.

Solaryum da cilt için risksiz değil

Bronzlaşmak isteyenlerin başvurduğu yöntemlerden biri de solaryum cihazları. Daha kısa sürede bronz bir görünüm elde etmek amacıyla kullanılan solaryumların doğal güneş ışınlarına alternatif ve risksiz bir yöntem olduğu yönündeki algının doğru olmadığı belirtiliyor.

Birgül Erbaş, solaryum kullanımının da cilt üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek, özellikle sık kullanım konusunda uyardı.

Erbaş, kısa süre içerisinde bronzlaşma isteğinin uzun vadede cilt sağlığını olumsuz etkileyebileceğini, sık solaryum kullanımının ise cilt yapısının yıpranmasına yol açabileceğini ifade etti.

Bu nedenle bronzlaşma amacıyla uygulanan yöntemlerde yalnızca elde edilecek görünümün değil, cildin uzun vadeli sağlığının da dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.

Güneş koruyucu kullanmak tek başına yeterli değil

Güneş koruyucu ürünler, özellikle yaz aylarında cilt bakımının en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak güneş kremi kullanılması, güneş altında sınırsız süre kalınabileceği anlamına gelmiyor.

Birgül Erbaş, güneş koruyucu ürünlerin cildin korunmasına yardımcı olduğunu ancak bunların tek başına tam ve sınırsız bir koruma sağlamadığını söyledi.

Erbaş, “Güneş kremi kullanmak cildi korumaya yardımcı olur ancak bu durum saatlerce güneşte kalmayı güvenli hale getirmez. Özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalmaktan kaçınılmalı.” dedi.

Bu nedenle güneş koruyucu kullanımının, güneş altında geçirilen sürenin sınırlandırılması gibi diğer koruyucu alışkanlıklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Öğle saatlerinde güneşe karşı daha dikkatli olunmalı

Güneş ışınlarının yoğun hissedildiği yaz aylarında günün özellikle sıcak ve güneşli saatlerinde uzun süre açık alanda kalmak cildin daha fazla etkilenmesine neden olabiliyor.

Erbaş, özellikle öğle saatlerinde uzun süre doğrudan güneş altında kalınmamasının önemine dikkat çekti. Güneş koruyucu kullanılsa bile uzun süreli güneşlenmenin güvenli kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Uzmanların açıklamaları, güneşten korunmanın yalnızca bir ürün kullanmakla sınırlı görülmemesi gerektiğini; güneşte geçirilen sürenin azaltılması ve cilt bakımının düzenli şekilde sürdürülmesinin de koruyucu yaklaşımın bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.

Bronzlaştırıcı yağ ve hızlandırıcı ürünlerde bilinçli kullanım önemli

Yaz döneminde bronzlaşmayı hızlandırdığı iddiasıyla kullanılan yağlar ve çeşitli kozmetik ürünler de tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiği ürünler arasında yer alıyor.

Birgül Erbaş, bronzlaştırıcı yağların ve bronzlaşmayı hızlandırmaya yönelik ürünlerin bilinçsiz kullanılmaması gerektiğini vurguladı.

Bazı ürünlerin cildi güneşe karşı daha hassas hale getirebileceğini ifade eden Erbaş, daha hızlı bronzlaşmak amacıyla yapılan bilinçsiz uygulamaların cilt sağlığını ikinci plana atmaması gerektiğine dikkat çekti.

Bu nedenle kullanılan ürünlerin özelliklerinin dikkate alınması ve bronzlaşma uğruna cildin yoğun güneş ışınlarına uzun süre maruz bırakılmaması önem taşıyor.

Yaz aylarında nem kaybına karşı cilt bakımına dikkat

Yaz döneminde yüksek sıcaklıklar, güneşe maruz kalma ve çevresel koşullar nedeniyle cilt bakımının daha fazla önem kazandığını belirten Erbaş, düzenli nemlendirmeye de dikkat çekti.

Sağlıklı bir cilt görünümü elde etmek için yoğun güneşten korunmanın yanı sıra cildin nem dengesinin desteklenmesi ve güneş koruyucu kullanımının günlük bakım alışkanlığı haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle yaz aylarında cilt bakımının yalnızca bronzlaşmaya veya estetik görünüme odaklanmaması, cildin korunması ve bakımının düzenli şekilde yapılması gerektiği belirtiliyor.

Bronz görünmek sağlıklı cilt anlamına gelmiyor

Uzun yıllardır bronz tenin canlılık, sağlık ve estetik görünümle özdeşleştirilmesi, özellikle yaz aylarında yoğun güneşlenme eğilimini artırabiliyor. Ancak uzman değerlendirmeleri, cilt sağlığının bronzluğun derecesiyle ölçülemeyeceğine işaret ediyor.

Cildin aşırı güneşe maruz bırakılması yerine korunması, nemlendirilmesi ve bakımının düzenli şekilde yapılması, sağlıklı bir görünüm açısından daha önemli görülüyor.

Birgül Erbaş, sağlıklı cilt anlayışında bronzlaşmanın değil bakım ve korunmanın öne çıkarılması gerektiğini belirterek, “Sağlıklı görünen bir cilt, aşırı bronzlaşmış değil; korunmuş ve bakımlı cilttir.” ifadelerini kullandı.

Erbaş’ın açıklamaları, yaz aylarında bronzlaşmayı hedefleyen kişilerin kısa süreli estetik beklentiler yerine cilt sağlığını uzun vadeli olarak koruyacak alışkanlıklara yönelmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.