Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Konyalı ailenin “köy oteli”nde konaklama ücretinin karşılığı alın teri

Karatay ilçesinde çiftçilik yapan Timur ve Handan Bulut çifti, çiftliklerinde ağırladıkları misafirlerden konaklama ve yeme-içme ücreti almıyor. Köy hayatını deneyimleyen misafirler, ödemelerini tarlada ve bahçede çalışarak yapıyor

Karatay ilçesinde çiftçilik yapan Timur ve Handan Bulut çifti, çiftliklerinde

KONYA – Konya’nın Karatay ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi’nde çiftçilik yapan Timur ve Handan Bulut çifti, şehir hayatının yoğunluğundan uzaklaşarak toprakla buluşmak isteyen aileleri, “köy oteli” adını verdikleri çiftlik evinde misafir ediyor.

Bulut çifti, sosyal medya üzerinden kendilerine ulaşan ve köy yaşamını deneyimlemek isteyen ailelerden konaklama veya yeme-içme ücreti talep etmiyor. Çiftlikte 2-3 gün kalan misafirler ise tarla ve bahçe işlerine yardım ederek konaklamalarının karşılığını alın teriyle ödüyor.

Çiftlikteki işlerin yoğunluğuna ve mevsime göre misafirler kimi zaman tohum ekiyor, kimi zaman yabani otları temizliyor, kimi zaman da yetişen sebze ve meyvelerin hasadına destek veriyor. Gün boyunca birlikte çalışan çiftlik sahipleri ve misafirler, hazırlanan yemekleri de aynı sofrada aile ortamında paylaşıyor.

Şehirdeki iş yerini kapatıp dedesinin çiftliğine yerleşti

37 yaşındaki Timur Bulut’un köy yaşamına uzanan hikâyesi, Kovid-19 salgını döneminde başladı.

Konya’da unlu mamuller üzerine işlettiği iş yerini salgın sürecinde kapatan Bulut, 2020 yılında dedesinin Esentepe Mahallesi’nde bulunan çiftliğine yerleşti. Yanında taşıdığı umut ve yeni bir başlangıç düşüncesiyle çiftçilik hayatına adım atan Bulut, ilk yıllarda hayvancılıkla uğraştı.

Daha sonra tarımsal üretime yönelen Bulut; buğday, ayçiçeği, havuç ve patates başta olmak üzere çeşitli ürünler yetiştirmeye başladı. Çiftlikte yürüttüğü günlük çalışmaları ve köy yaşamını videoya çeken Bulut, bu görüntüleri sosyal medya hesaplarından takipçileriyle paylaştı.

Paylaşımların ilgi görmesinin ardından Türkiye’nin farklı şehirlerinden çok sayıda kişi, çiftliği görmek, hayvanlarla vakit geçirmek ve tarla işlerini deneyimlemek için Bulut’a ulaşmaya başladı.

Misafirler için küçük ve sade bir ev yaptı

Takipçilerinden gelen talepler üzerine çiftliğe gelecek misafirlerin kalabileceği bir alan oluşturmaya karar veren Timur Bulut, bir yatak odası, bir oturma odası ve mutfaktan oluşan küçük bir ev yaptırdı.

Başlangıçta çiftliğe gelen arkadaşlarının konaklaması amacıyla kullanılan ev, zamanla köy hayatını deneyimlemek isteyen ailelerin ağırlandığı bir konaklama alanına dönüştü.

Timur Bulut’un 2024 yılında, daha önce Mersin’de kafe ve restoran işletmeciliği yapan Handan Bulut ile evlenmesinin ardından çiftlikteki misafirlik sistemi daha düzenli şekilde yürütülmeye başlandı.

Bulut çifti, sosyal medya üzerinden iletişime geçtikleri aileleri, çiftlik içerisinde “köy oteli” olarak adlandırdıkları bu evde ağırlıyor.

Aynı anda yalnızca bir aile kabul ediliyor

Çiftlikteki konaklama alanının kapasitesi nedeniyle aynı anda en fazla bir aile misafir ediliyor.

Aileler genellikle çiftlikte 2-3 gece kalıyor. Konaklama süresince herhangi bir ücret ödemeyen misafirler, çiftlikte yapılması gereken günlük işlere destek veriyor.

Ekim ve hasat dönemlerinde çiftlikte 7-8 tarım işçisi çalıştıran Bulut çifti, köy hayatını merak eden misafirleri de işlerin içerisine dahil ediyor. Böylece aileler yalnızca çiftlikte konaklamakla kalmıyor, üretimin her aşamasını doğrudan gözlemleme ve deneyimleme fırsatı buluyor.

“Ücretlerini tarlamızda döktükleri alın teriyle ödüyorlar”

Timur Bulut, çiftlikte kendilerinin yaşadığı küçük evin yanı sıra misafirler için hazırlanan ayrı bir ev bulunduğunu belirtti.

Toprağa dokunmak, üretimi öğrenmek ve köy hayatını yaşamak isteyen insanları burada ağırladıklarını anlatan Bulut, açıklamasında, “Çiftliğimizde bizim kaldığımız küçük bir ev var. Bir de misafirlerimiz için ‘köy oteli’ dediğimiz, bir yatak odası, bir oturma odası ve mutfağı olan bir evimiz var. Toprağa dokunmak isteyen insanları ‘köy oteli’nde misafir ediyoruz. Bizimle 2-3 gün köy hayatını, toprağı, çiftçiliği deneyimliyorlar. Biz onlardan herhangi bir ücret talep etmiyoruz. Ücretlerini bahçemizde, tarlamızda döktükleri alın teriyle ödüyorlar. Biz de onlara çalışma performanslarına göre yemek menüsü belirliyoruz. Eğer çalışma performansları iyiyse, o zaman Handan’ın o mükemmel yemeklerinden ve restoran tecrübesinden faydalanıyorlar. Yemekleri misafirlerimizle aile gibi beraber yiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tohum ekiyor, yabani ot temizliyor, ürün topluyorlar

Çiftliğe gelen misafirlerin yapacağı işler, yılın dönemine ve tarladaki üretim sürecine göre değişiyor.

İlkbahar ve yaz dönemlerinde gelenler tohum ekimi, sulama ve yabani ot temizliği gibi işlere katılırken hasat dönemindeki misafirler sebze ve meyvelerin toplanmasına yardımcı oluyor.

Misafirler, bahçeden kendi elleriyle topladıkları kabak, salatalık, biber ve diğer ürünlerin hazırlanmasına da destek veriyor. Toplanan ürünler kimi zaman kahvaltı sofrasında, kimi zaman da akşam yemeğinde değerlendiriliyor.

Çiftlikte geçirilen günler sayesinde özellikle şehirde büyüyen çocuklar, bir ürünün sofraya gelmeden önce hangi aşamalardan geçtiğini yerinde görme imkânı buluyor.

“Birkaç gün bize birkaç ay gibi geliyor”

Gelen misafirlerle kısa sürede dostluk kurduklarını belirten Timur Bulut, birlikte geçirilen birkaç günün kendileri açısından oldukça yoğun ve anlamlı geçtiğini söyledi.

Bulut, açıklamasında, “O birkaç gün aslında bize birkaç ay gibi geliyor çünkü dolu dolu bir zaman geçiriyoruz. Veda ederken üzülüyoruz çünkü birlikte güzel anılar biriktiriyoruz. Soframızı paylaşıyoruz, yemeğimizi yiyoruz, beraber zaman geçiriyoruz, tarlada çalışıyoruz, aynı zamanda çekimler yapıyoruz. Bu da bize Türkiye’nin her yerinden dost kazanmamıza vesile oluyor. Birçok insan tanıyoruz.” dedi.

Çiftlikte yalnızca iş yapılmadığını, misafirlerle sohbet ettiklerini ve günlük yaşamı birlikte sürdürdüklerini anlatan Bulut, sistemin zamanla farklı şehirlerden insanları bir araya getiren bir dostluk ağına dönüştüğünü ifade etti.

Restoran işletmeciliğinden çiftlik hayatına

32 yaşındaki Handan Bulut da evlenmeden önce Mersin’de kafe ve restoran işletmeciliği yaptığını anlattı.

Şehir hayatının karmaşası ve yoğunluğundan yorulduğunu belirten Bulut, evlenerek çiftliğe yerleşme düşüncesinin kendisini heyecanlandırdığını söyledi. Yaklaşık iki yıldır eşiyle birlikte tarla ve bahçe işlerini yürüten Bulut, şehirde edindiği restoran tecrübesini de çiftlikte hazırladığı yemeklere yansıtıyor.

Misafirler için hazırlanan yemeklerde mümkün olduğunca çiftlikte yetiştirilen ürünler kullanılıyor. Yemekler ayrı ayrı servis edilmek yerine, çiftlik sahipleri ve misafirlerin birlikte oturduğu ortak sofrada yeniyor.

Misafirlerden bir meyve fidanı getirmeleri isteniyor

Bulut ailesi, konaklama ücreti almadığı misafirlerinden çiftliğin geleceğine katkı sağlayacak farklı bir istekte de bulunuyor.

Çiftlik çevresini ağaçlandırmayı planlayan çift, gelen ailelerden imkânları bulunması halinde bir meyve fidanı getirmelerini istiyor. Bu şekilde hem çiftlik çevresinin yeşillendirilmesi hem de her misafirin çiftlikte kalıcı bir hatırasının bulunması amaçlanıyor.

Handan Bulut, açıklamasında, “Çiftliğin çevresini de ağaçlandırmak istiyoruz. Evimizin arkasında 8 dönümlük bize ait bir arazi var. Gelen misafirlerimiz buraya bir meyve fidanı getirsin, bağışlasın istiyoruz. ‘Şurada da bir dikili ağacım var.’ diyebilsinler. Bu sene gelip fidanını getirsin, seneye belki bir daha gelip meyvesini toplasın istiyoruz. Çevremizi de güzelleştirmek istiyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Çift, dikilen fidanların ilerleyen yıllarda meyve vermesiyle misafirlerin yeniden çiftliğe gelmesini ve kendi diktikleri ağaçlardan ürün toplamasını hedefliyor.

Yıllık izinlerini çiftlikte değerlendirdiler

Adana’dan ailesiyle birlikte gelen Yusuf Koştur da yıllık iznini değerlendirmek amacıyla Bulut ailesinin çiftliğine geldiklerini söyledi.

Çiftlikle sosyal medya üzerinden iletişim kurduklarını anlatan Koştur, burada geçirdikleri zamandan memnun kaldıklarını belirterek, “Sosyal medyadan iletişime geçtik. Sakin bir hayat. Çok memnun kaldık, beğendik. Merakı olanlara tavsiye ederim. Stres atmak için güzel oluyor.” dedi.

Çocuklarını betonların arasından toprağa getirdiler

Ayşe Koştur ise çocuklarının şehirde ve beton yapıların arasında büyüdüğünü, bu nedenle oğlunun toprağa dokunmasını ve üretimi yerinde görmesini istediklerini anlattı.

Koştur, açıklamasında, “Çocuklar betonların arasında yaşadıkları için burada toprakla buluşsun istedik. Zaten buranın amacı da insanla toprağı buluşturmak. Timur Bey’in yaptığı çok güzel bir şey. Diğer çocuklarımı getiremedim, küçük oğlumla geldik. Bir şeyleri eliyle toplaması çok hoşumuza gidiyor. Bahçeden kendi elimizle kabak, salatalık ve biber topladık. Onlarla kahvaltı hazırladık.” ifadelerini kullandı.

Şehir yaşamından uzaklaşmak isteyenlerin yeni adresi

Bulut ailesinin uygulaması, klasik konaklama işletmelerinden farklı bir anlayış ortaya koyuyor. Çiftlikte kalanlar yalnızca dinlenmekle kalmıyor, günlük üretim faaliyetlerine katılarak köy yaşamının sorumluluklarını da üstleniyor.

Misafirler sabah erken saatlerde uyanıyor, tarlaya gidiyor, ürün topluyor, yabani ot temizliyor ve sofranın hazırlanmasına yardımcı oluyor. Günün sonunda ise çiftlik sahipleriyle aynı masada yemek yiyerek deneyimlerini paylaşıyor.

Para yerine emeğin, hizmet yerine dayanışmanın öne çıktığı “köy oteli”, şehir yaşamının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyen aileleri toprakla buluştururken, Bulut çiftine de Türkiye’nin farklı şehirlerinden yeni dostluklar kazandırıyor.