İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneğine yönelik yürütülen soruşturmada, aralarında derneğin kurucusu ve şarkıcı Haluk Levent’in de bulunduğu 14 şüphelinin tutuklanmasının ardından dosyadaki yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Sulh ceza hakimliğinin 10 şüpheli hakkında hazırladığı karar yazısında, mevcut delil durumu itibarıyla şüpheliler yönünden kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu kaydedildi.
Kararda; Haluk Levent, Kemal Ötünç, Şehmus Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz Kaya ve Zafer Yay hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmasına gerekçe gösterilen delillere yer verildi.
MASAK raporu ve hesap hareketleri dosyada
Hakimlik kararında kuvvetli suç şüphesine dayanak olarak dosya kapsamında alınan beyanlar, banka hesap hareketlerine ilişkin bilgi ve belgeler, Mali Suçları Araştırma Kurulu raporu, telefon incelemelerine ilişkin tutanaklar, kolluk tarafından hazırlanan tutanaklar ve soruşturma evrakı gösterildi.
Karar yazısında ayrıca Ahbap Derneğine ait mal varlığının azaltıldığı ve derneğe ait taşınmazların elden çıkarıldığı yönünde somut deliller bulunduğu ifade edildi.
Derneğe bağış olarak gönderilen paralar ile dernek bütçesinden yapılan harcamalara ilişkin mali incelemelerin ise henüz tamamlanmadığı bildirildi.
Dosyadaki delillerin tamamının toplanmadığına dikkat çekilen kararda, soruşturmanın sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi amacıyla 10 şüphelinin tutuklanmasına karar verildiği belirtildi.
Soruşturma üç ayrı suç kapsamında yürütülüyor
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmanın, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçları kapsamında devam ettiği bildirildi.
Ahbap Derneği çalışanları ve bağlantılı kişilere yönelik hazırlanan MASAK raporları, banka hesap hareketleri, teknik takip ve fiziki takip çalışmalarında şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz olduğu değerlendirilen yüksek tutarlı para hareketleri tespit edildiği öne sürüldü.
Şüpheliler arasında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, bazı şüphelilerin şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para göndererek bahis oynadığı ve bu işlemler sonucunda büyük miktarlarda para kaybettiği iddia edildi.
Soruşturma dosyasında ayrıca şüpheliler arasında kısa süre içerisinde zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi yapıldığı yönünde tespitlerin bulunduğu aktarıldı.
Haluk Levent’in de aralarında bulunduğu 17 kişi gözaltına alınmıştı
Soruşturma kapsamında Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu Haluk Levent’in de bulunduğu 17 şüpheli, 12 Temmuz’da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı.
Çalışmaların devamında 9 şüpheli daha yakalanmış, toplam şüpheli sayısı 26’ya yükselmişti.
Şüphelilerden biri emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti.
Sulh ceza hakimliği; Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz Kaya ve Zafer Yay’ın tutuklanmasına karar vermişti.
Dört ilde ikinci operasyon düzenlendi
Soruşturmanın genişletilmesinin ardından İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’da eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonlarda 17 şüpheli daha gözaltına alındı. Şüphelilerden 11’i jandarmadaki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine sevk edilirken, 6 şüphelinin işlemlerinin devam ettiği bildirildi.
Bakan Gürlek: Bağışlar milletin kıymetli emanetidir
Adalet Bakanı Akın Gürlek de Ahbap Derneğine yönelik soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada, 6 Şubat depremlerinin ardından vatandaşlar tarafından yapılan bağışların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması amacıyla teslim edilmiş kıymetli bir emanet olduğunu belirtti.
Bağışların amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesinin kamu vicdanı ve vatandaşların devlete duyduğu güven açısından önemli olduğunu kaydeden Gürlek, soruşturma kapsamında bilirkişi incelemesine karar verildiğini açıkladı.
Bilirkişi incelemesiyle bağışların toplanmasından harcanmasına kadar bütün mali süreçlerin somut bilgi ve belgeler ışığında değerlendirileceğini belirten Gürlek, maddi gerçeğin hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmasının amaçlandığını ifade etti.
“Hiçbir kişi, kurum veya yapı hukuki denetimin dışında değildir”
Bakan Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu yardımseverliğin ve dayanışma duygusunun istismar edilmesine, iyi niyetle bağış yapan vatandaşlarımızın hayal kırıklığına uğratılmasına asla müsaade edilmeyecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile ilgili tüm kurumlarımızın güçlü koordinasyonu sayesinde milletimizin kutsal emanetine ilişkin iddialar hukuk zemininde, bütün yönleriyle ve titizlikle araştırılmaktadır. Şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışıyla faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımız, toplumsal dayanışmamızın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Ancak hiçbir kişi, kurum veya yapı hukuki denetimin dışında değildir. Milletimizin merhamet duygusuyla yaptığı her bağışın nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı açıkça verilebilmelidir. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Türk yargısı, algılara veya sosyal medya kampanyalarına göre değil, yalnızca somut delillere ve kanunlara göre hareket etmektedir. Milletimizin güvenine ve emanetine gölge düşüren iddialar sonuna kadar incelenecek; yardımseverlik duygusunu istismar eden hiçbir eylem karşılıksız bırakılmayacaktır.”
Soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen suçlamalara ilişkin incelemeler devam ederken, kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı ve şüphelilerin yargılama tamamlanıncaya kadar masumiyet karinesinden yararlandığı ifade ediliyor.






