Türkiye’de kooperatifler, üreticilerin güçlerini birleştirerek hem iç piyasada hem de uluslararası pazarlarda daha etkin yer almasına katkı sağlıyor. Üretimin artırılması, istihdamın desteklenmesi, kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi ve kırsal kalkınmanın yaygınlaştırılması gibi birçok alanda önemli bir ekonomik model olarak öne çıkan kooperatifler, ihracat performansıyla da dikkat çekiyor.
AA muhabirinin “6 Temmuz Uluslararası Kooperatifler Günü” kapsamında yaptığı derlemeye göre, bu yıl söz konusu gün “Barışçıl Bir Dünya İçin Kooperatifler” temasıyla kutlanıyor. Tema kapsamında kooperatiflerin yalnızca ekonomik kalkınmaya değil, dayanışmaya, toplumsal uyuma ve barışın güçlenmesine sağladığı katkıya da dikkat çekiliyor.
Türkiye’de özellikle küçük üreticilerin daha güçlü pazarlara ulaşmasında önemli bir köprü görevi üstlenen kooperatifler, üreticilerin birlikte hareket etmesini sağlayarak maliyetlerin düşürülmesine, finansmana erişimin kolaylaşmasına ve ürünlerin daha geniş pazarlara taşınmasına imkan sunuyor.
5 ayda 47 milyon dolarlık ihracat
Kooperatiflerin dış ticarete sağladığı katkı son yıllarda artış gösterdi. 2019 yılında kooperatifler tarafından yapılan ihracatın toplam tutarı 61,2 milyon dolar seviyesindeyken, bu rakam 2025 yılında 96,2 milyon dolara yükseldi.
2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise kooperatifler aracılığıyla 47 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirildi. Böylece kooperatifler, yılın ilk 5 ayında Türkiye ihracatına kayda değer bir katkı sundu.
İhracat yapan kooperatif sayısında da dikkat çekici bir artış yaşandı. 2019 yılında yalnızca 12 kooperatif ihracat gerçekleştirirken, 2025 yılında bu sayı 55’e çıktı. 2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise toplam 73 kooperatif Türkiye’nin dış satımına katkı verdi.
Bu artış, kooperatiflerin yalnızca yerel üretimi destekleyen yapılar olmadığını, aynı zamanda küçük üreticiyi uluslararası pazarlara taşıyan önemli bir ihracat aktörü haline geldiğini ortaya koydu.
Türkiye’de yaklaşık 50 bin kooperatif bulunuyor
Ticaret Bakanlığının “Mayıs 2026 Kooperatif Veri Bülteni”ne göre Türkiye’de 46 farklı türde yaklaşık 50 bin kooperatif faaliyet gösteriyor.
Bakanlığın yetki alanında bulunan aktif kooperatifler açısından Ankara ilk sırada yer alıyor. Ankara’da 708 aktif kooperatif bulunurken, İzmir 686 kooperatifle ikinci sırada yer alıyor. İstanbul’da 493, Muğla’da 373, Antalya’da ise 341 aktif kooperatif faaliyet gösteriyor.
Bu tablo, kooperatiflerin Türkiye genelinde geniş bir üretim ve dayanışma ağı oluşturduğunu gösterirken, özellikle büyükşehirlerde ve üretim potansiyeli yüksek bölgelerde kooperatifleşmenin daha görünür hale geldiğine işaret ediyor.
Yeni stratejiyle kurumsal ve mali kapasite güçlendirilecek
Türkiye’de kooperatiflerin daha güçlü, rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amacıyla yeni strateji ve çalışmalar da hız kazandı.
Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde hazırlanan 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı’na ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kooperatifçiliğin gelişimine uygun bir ekosistemin oluşturulması açısından önem taşıyor.
Genelgeyle kooperatiflerin kurumsal ve mali kapasitelerinin güçlendirilmesi, dijital dönüşümlerinin hızlandırılması, daha etkin, sürdürülebilir, rekabetçi ve yenilikçi bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
Bu kapsamda kooperatiflerin yalnızca yerel ölçekte faaliyet gösteren yapılar olmaktan çıkarılarak, üretimden pazarlamaya, finansmandan ihracata kadar daha güçlü bir ekonomik model haline getirilmesi amaçlanıyor.
KOOP-DES ile 907 projeye hibe desteği
Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES), kooperatiflerin üretim ve istihdam odaklı projelerine destek sağlıyor.
Program kapsamında 2020 yılından bu yana kooperatifler ile üst kuruluşlarına proje bazında hibe desteği veriliyor. Özellikle ortaklarının çoğunluğunu kadınların oluşturduğu kooperatiflerin üretim ve istihdama katkı sağlayacak projeleri destekleniyor.
KOOP-DES kapsamında makine ve ekipman alımları, nitelikli personel istihdamı, ürünlerin tanıtımı ve pazarlanması gibi alanlarda kooperatiflere finansal destek sunuluyor.
2020-2025 yılları arasında 848 kooperatifin 907 projesine toplam 151,5 milyon lira hibe verildi. Ayrıca Ticaret Bakanlığı gözetiminde Kredi Garanti Fonu ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği arasında imzalanan protokolle 4,5 milyar liralık kredi paketi kooperatiflerin hizmetine sunuldu.
Destek üst limitleri artırıldı
KOOP-DES kapsamında sağlanan destek tutarlarında 2026 yılı itibarıyla artışa gidildi.
Kooperatiflerin makine ve ekipman alımları ile ortaklarının en az yüzde 90’ını kadınların oluşturduğu kooperatiflerin işletecekleri yaşlı ve engelli bakım merkezleri, çocuk kulüpleri, kreş ve gündüz bakımevlerinin demirbaş eşya niteliğindeki yatırım malı alımlarına yönelik destek üst limiti 400 bin liradan 1 milyon liraya çıkarıldı.
Kooperatif ürünlerinin tanıtımı ve pazarlanmasına yönelik sergi ve fuar katılım desteği de artırıldı. Daha önce 60 bin lira olan destek üst limiti 150 bin liraya yükseltildi.
Nitelikli personel istihdamı desteğinde de artış yapıldı. Buna göre bir personel için yıllık destek 420 bin liraya, iki personel için ise yıllık toplam destek 840 bin liraya çıkarıldı.
Kadın kooperatifleri üretim ve istihdamda öne çıkıyor
Kooperatifçilik modelinde kadınların üretime ve ekonomiye katılımı da önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. KOOP-DES desteklerinde özellikle kadın ortakların çoğunlukta olduğu kooperatiflere öncelik verilmesi, kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi açısından dikkat çekiyor.
Kadın kooperatifleri; gıda, tekstil, el sanatları, tarımsal üretim, yöresel ürünler ve bakım hizmetleri gibi farklı alanlarda üretime katkı sunarken, yerel kalkınmanın da önemli aktörleri arasında yer alıyor.
Bu desteklerle kadın kooperatiflerinin üretim kapasitesinin artırılması, ürünlerinin pazara erişiminin kolaylaştırılması ve istihdam imkanlarının genişletilmesi hedefleniyor.
Küçük üretici için ortak güç modeli
Kooperatifler, özellikle küçük üreticiler için ölçek ekonomisi oluşturan önemli bir yapı olarak değerlendiriliyor. Tek başına pazara erişmekte zorlanan üreticiler, kooperatif çatısı altında ürünlerini daha güçlü biçimde tanıtma ve satma imkanı buluyor.
Birlikte hareket eden üreticiler, hammadde, ekipman, finansman ve pazarlama alanlarında daha avantajlı koşullara ulaşabiliyor. Bu durum hem üreticinin gelirini artırıyor hem de ürünlerin daha rekabetçi şekilde pazara sunulmasına katkı sağlıyor.
Kooperatiflerin ihracattaki rolünün büyümesiyle birlikte, yerel üretimin uluslararası pazarlara taşınması da hız kazanıyor. Özellikle tarım, gıda, yöresel ürünler ve kadın emeğine dayalı üretim alanlarında kooperatiflerin dış pazarlara açılması, Türkiye’nin ihracat çeşitliliğine katkı sağlıyor.
Kooperatifler sürdürülebilir kalkınmanın parçası haline geliyor
Türkiye’de kooperatifçilik alanında atılan adımlar, ekonomik kalkınmanın yanı sıra sosyal dayanışma ve sürdürülebilir üretim açısından da önem taşıyor.
Üreticinin desteklenmesi, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, kadınların üretime katılımının artırılması, istihdamın yaygınlaştırılması ve ürünlerin markalaşarak dış pazarlara açılması, kooperatifçilik modelinin çok yönlü etkisini ortaya koyuyor.
2026 yılının ilk 5 ayında 73 kooperatifin 47 milyon dolarlık ihracata katkı sağlaması, kooperatiflerin Türkiye ekonomisinde giderek daha görünür bir ihracat aktörü haline geldiğini gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı ile KOOP-DES desteklerinin, kooperatiflerin kurumsal yapısını güçlendirmesi, üretim kapasitesini artırması ve ihracat potansiyelini daha da yükseltmesi bekleniyor.




