Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Dünya genelinde 1300’den fazla F-35 görevde

ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesinde F-35 savaş uçağı programına ilişkin yapılan oturumda, 832’si ABD ordusunun envanterinde olmak üzere dünya genelinde 1300’den fazla F-35 uçağının görev yaptığı bildirildi. F-35 Ortak Program Ofisi Yöneticisi Korgeneral Gregory L. Masiello, uçakların 42 üste ve 13 uçak gemisinde konuşlandırıldığını açıkladı.

ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesinde F-35 savaş uçağı programına ilişkin

ABD Kongresinde yeni nesil savaş uçağı F-35 programına ilişkin dikkat çeken bir oturum düzenlendi. ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesinde yapılan toplantıda, F-35 uçaklarının mevcut durumu, küresel konuşlanma ağı, operasyonel kullanımı, görev kabiliyeti ve uzun vadeli bakım maliyetleri ele alındı.

F-35 Ortak Program Ofisi Yöneticisi Korgeneral Gregory L. Masiello, komite üyelerine yaptığı sunumda F-35 programının ulaştığı büyüklüğe ilişkin bilgi verdi. Masiello, 832’si ABD ordusunun envanterinde olmak üzere dünya genelinde 1300’den fazla F-35 uçağının faaliyette olduğunu bildirdi.

Masiello, F-35’in yalnızca bir savaş uçağı değil, aynı zamanda çok amaçlı ve büyük ölçekli bir hava platformu olduğunu vurguladı. Programın ABD ve müttefik ülkelerin savunma mimarisinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Masiello, uçağın hava harekatlarında istihbarat, keşif, hedef tespiti ve saldırı kabiliyetiyle öne çıktığını ifade etti.

F-35’ler 42 üste görev yapıyor

Senatodaki oturumda paylaşılan bilgilere göre F-35 uçakları dünya genelinde 42 farklı üste görev yapıyor. Bunun yanı sıra uçakların 10’u ABD’ye ait olmak üzere toplam 13 uçak gemisinde konuşlandırıldığı aktarıldı.

Bu tablo, F-35 programının yalnızca ABD ordusuyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda müttefik ülkelerin hava gücü planlamasında da merkezi bir role sahip olduğunu gösteriyor. F-35’lerin kara üslerinin yanında uçak gemilerinde de konuşlandırılması, programın deniz aşırı operasyonlar açısından da geniş bir etki alanına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Korgeneral Masiello, F-35’lerin sahip olduğu bu konuşlanma ağının önemli bir caydırıcılık ve harekat kapasitesi oluşturduğunu belirtti. Uçakların çok sayıda ülkede ve farklı askeri platformlarda görev yapması, programın küresel ölçekteki ağırlığını artırıyor.

“Vurulamayan hedefleri vurabilen uçak” vurgusu

F-35 programının operasyonel kullanımına da değinen Masiello, uçakların son yıllarda birçok askeri operasyonda görev aldığını söyledi. Masiello, F-35’lerin ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattıkları saldırılar dahil farklı operasyonlarda kullanıldığını aktardı.

F-35’in gelişmiş sensörleri, düşük görünürlük kabiliyeti ve hedef tespit özellikleriyle öne çıktığını ifade eden Masiello, uçağın modern savaş ortamındaki rolünü anlatırken, “Bu uçak, vurulamayan hedeflerin bazılarını vurabilen ve her şeyi görebilen tek uçak.” değerlendirmesinde bulundu.

Masiello’nun bu sözleri, F-35’in özellikle yüksek tehdit içeren hava savunma ortamlarında kullanılmak üzere geliştirilen bir platform olduğuna işaret etti. Programın savunucularına göre F-35, yalnızca saldırı kabiliyetiyle değil, aynı zamanda savaş alanındaki verileri toplama, işleme ve diğer unsurlarla paylaşma özelliğiyle de öne çıkıyor.

Geleceğin hava harekatlarında kritik rol bekleniyor

Oturumda söz alan Arizona Senatörü Mark Kelly de F-35 uçaklarının gelecekteki çatışma ortamlarında önemli bir rol oynayacağını belirtti. Kelly, özellikle ileri teknolojiye sahip hava savunma sistemlerinin bulunduğu bölgelerde F-35’lerin ABD ve müttefikleri için kritik bir unsur olacağını savundu.

Ancak Kelly, programın önünde çözülmesi gereken bazı sorunlar bulunduğuna da dikkat çekti. F-35’lerin sahaya sürülmesi, filoya dahil edilmesi ve tam görev kabiliyetine ulaştırılması konularında hâlâ zorluklar yaşandığını ifade etti.

Kelly, uçağın uzun vadeli bakım maliyetlerine ilişkin de endişelerini dile getirdi. F-35 filosunun bakım ve idame giderlerinin ABD Savunma Bakanlığı bütçesi üzerinde büyük etki oluşturduğunu belirten Kelly, bu alandaki maliyetlerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Bakım maliyetleri tartışma konusu

F-35 programı, gelişmiş kabiliyetleri nedeniyle dünyanın en dikkat çeken savaş uçağı projeleri arasında yer alıyor. Ancak program, yüksek üretim ve bakım maliyetleri nedeniyle ABD Kongresinde zaman zaman eleştirilere de konu oluyor.

Senato oturumunda gündeme gelen başlıklardan biri de filonun uzun vadeli sürdürülebilirliği oldu. Uçak sayısının artması, bakım, yedek parça, modernizasyon ve görev hazırlık oranları gibi konuları daha önemli hale getiriyor.

ABD ordusunun envanterinde 832 F-35’in bulunması, bakım ve operasyon planlamasını büyük ölçekli bir süreç haline getiriyor. Dünya genelinde 1300’den fazla uçağın faaliyette olması ise tedarik zinciri, yazılım güncellemeleri ve teknik destek süreçlerinin uluslararası boyutta yürütülmesini zorunlu kılıyor.

F-35 programı ABD ve müttefikler için stratejik önemde

F-35, ABD’nin yanı sıra çok sayıda müttefik ülke tarafından kullanılan beşinci nesil savaş uçağı olarak biliniyor. Düşük görünürlük, gelişmiş radar ve sensör sistemleri, ağ merkezli harekat kabiliyeti ve çok rollü kullanım özellikleri, uçağı modern hava kuvvetleri için stratejik bir platform haline getiriyor.

Program kapsamında F-35A, F-35B ve F-35C olmak üzere farklı versiyonlar kullanılıyor. F-35A geleneksel pistlerden kalkış ve iniş için tasarlanırken, F-35B kısa kalkış ve dikey iniş kabiliyetiyle öne çıkıyor. F-35C ise uçak gemilerinde görev yapmak üzere geliştirildi.

Bu farklı versiyonlar, uçağın hava kuvvetleri, deniz piyadeleri ve donanma unsurları tarafından kullanılmasına imkân sağlıyor. Bu nedenle F-35 programı, ABD ordusunun farklı kuvvet komutanlıkları ve müttefik ülkelerin askeri planlamaları açısından geniş bir kullanım alanına sahip.

Kongre programı yakından izliyor

ABD Kongresi, F-35 programını uzun süredir maliyet, teslimat takvimi, görev kabiliyeti ve sürdürülebilirlik başlıkları üzerinden yakından takip ediyor. Senato Silahlı Hizmetler Komitesinde yapılan son oturum da bu denetim sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Komite üyeleri, F-35’in geleceğin savaş ortamlarında önemli bir rol üstleneceği konusunda genel bir kabul olduğunu belirtirken, programın maliyet ve bakım boyutunun da kontrol altında tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.

Oturumda yapılan değerlendirmeler, F-35 programının hem askeri kapasite hem de savunma bütçesi açısından ABD’nin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ettiğini gösterdi.