Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

ABD Başkanı Trump, İran ile mutabakat zaptını Versay’da imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD ve İran arasındaki mutabakat zaptını Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kendisi onuruna Versay Sarayı’nda verdiği akşam yemeğinde imzaladığı bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD ve İran arasındaki mutabakat zaptını Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kendisi onuruna Versay Sarayı’nda verdiği akşam yemeğinde imzaladığı bildirildi.

Konuya ilişkin görüntüler Beyaz Saray’ın resmi sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Paylaşımda, “ABD Başkanı Trump, İran ile varılan mutabakat zaptını Fransa’da Versay’da imzaladı.” ifadelerine yer verildi.

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında varılan 14 maddelik mutabakat, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın imzalarının ardından yürürlüğe girdi.

Trump’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Paris’teki Versay Sarayı’nda verdiği akşam yemeği öncesinde mutabakat metnini imzaladığı bildirildi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da aynı belgeyi imzalayarak imza anına ilişkin görüntüleri kamuoyuyla paylaştı.

Böylece 14 maddelik mutabakat metni, iki ülkenin en üst düzey temsilcileri tarafından imzalanarak resmiyet kazanmış oldu.

ABD ile İran arasında 14 maddelik ön mutabakat imzalandı: Tahran anlaşmanın yürürlüğe girdiğini duyurdu

ABD ile İran arasında dört aydır devam ettiği belirtilen savaşı sona erdirmeyi, Hürmüz Boğazı’nı yeniden ticari geçişlere açmayı ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süreci başlatmayı hedefleyen 14 maddelik mutabakat zaptı imzalandı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, mutabakat metninin İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girdiğini duyurdu. Bekayi, anlaşmanın artık “resmen nihai hale geldiğini” belirterek İsviçre’de fiziksel bir imza töreni yapılmayacağını açıkladı. Mutabakata rağmen Lübnan cephesinde gerilim tamamen durmadı; İsrail ordusu ile Hizbullah arasında çıkan çatışmada 1 İsrail askeri öldü, 7 asker yaralandı.

ABD ile İran arasında varılan ve basına sızdırılmasının ardından kamuoyuna açıklanan 14 maddelik mutabakat zaptı, bölgede aylardır süren askeri gerilimi sona erdirmeye dönük en kapsamlı diplomatik adım olarak değerlendiriliyor. Metin; Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların durdurulmasını, tarafların birbirlerine karşı güç kullanmaktan kaçınmasını, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırmasını, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemi geçişlerini yeniden sağlamasını, petrol ihracatı ve bankacılık işlemleri için muafiyetler verilmesini, dondurulmuş İran varlıklarının kullanıma açılmasını ve nihai anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanmasını öngörüyor.

İran: Mutabakat zaptı resmen nihai hale geldi

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran basınına yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptının iki ülke lideri tarafından imzalanarak yürürlüğe girdiğini duyurdu.

Bekayi, “İran ile ABD arasında varılan mutabakat zaptı metni, iki taraf da onu imzaladığı için şu anda resmen nihai hale gelmiştir” ifadelerini kullandı. Mutabakatın dijital ortamda imzalanmasının kararlaştırıldığını belirten Bekayi, İsviçre’de fiziksel bir imza töreni düzenlenmeyeceğini söyledi.

İranlı sözcü, metnin devlet başkanları düzeyinde imzalanmasının önemine dikkat çekerek, “Mutabakat zaptı iki ülkenin devlet başkanları tarafından imzalandığından, onu ihlal etmenin maliyeti daha yüksek olacaktır. Geçmişteki deneyimlerimizden yola çıkarak, bunun böyle olmasını tercih ettik” dedi.

Bekayi, imzalanan mutabakatın İran’ın tüm prensiplerini yansıttığını savundu. Metinde Tahran’ın önemsediği başlıkların yer aldığını belirten Bekayi, “Metni gözden geçirirsek, söylenmemiş bir şey olmadığını göreceğiz. Bütün hususları dile getirdik” değerlendirmesinde bulundu.

Bekayi: Lübnan’daki ateşkes bizim için İran kadar önemli

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, mutabakat metninde Lübnan’a yapılan vurgunun Tahran açısından kritik olduğunu söyledi. Bekayi, İran’ın bölgedeki müttefiklerini yalnız bırakmadığını belirterek, Lübnan’da savaşın sona erdirilmesinin mutabakatın temel başlıklarından biri olduğunu ifade etti.

Bekayi, “Bizim için Lübnan’da ateşkes ve savaşın sona ermesi, İran kadar önemliydi ve önemli olmaya devam ediyor. Mutabakat zaptının birinci bölümünde Lübnan’ın adı üç kez geçmektedir. Lübnan’ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygı yer almaktadır” dedi.

İranlı sözcüye göre mutabakat yalnızca İran ile ABD arasındaki doğrudan çatışmayı sona erdirmeyi değil, aynı zamanda Lübnan dahil bölgedeki diğer cephelerde de askeri gerilimi durdurmayı amaçlıyor.

Bekayi: Şimdi işimiz öncekinden daha zor

Bekayi, mutabakatın imzalanmasının geçmişte yaşananların unutulduğu anlamına gelmediğini belirterek uygulama sürecinin zorlu olacağı uyarısında bulundu. İranlı sözcü, anlaşmaların uygulanmasının çoğu zaman hazırlanmasından daha zor olduğunu vurguladı.

Bekayi, “Bu aşamada savaşı sona erdirecek bir anlaşma imzalamış olmamız, geçmişi unuttuğumuz ve ağır bedeller ödeyerek öğrendiğimiz dersleri hatırdan çıkardığımız anlamına gelmez. Şimdi işimiz öncekinden daha zor; zira uluslararası anlaşmaların uygulanması her zaman onların hazırlanmasından çok daha zordur. Özellikle de taahhütlerine bağlı olmayan taraflar söz konusu olduğunda. Bundan sonra hepimiz, uygulamada da karşı tarafı taahhütlerine uymaya mecbur bırakacak şekilde hareket etmeye dikkat etmeliyiz. Bu son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

Bekayi, ilk aşamada savaşın sona erdirilmesi hedefine ulaşıldığını, ancak nihai anlaşmaya giden 60 günlük sürecin belirleyici olacağını söyledi. Sözcü, “Odağın savaşın sona erdirilmesi olması kararlaştırıldı ve bu işi yaptık. Mutabakat zaptının yürürlüğe girmesinden itibaren 60 gün içinde nükleer meselesi ve yaptırımlar hakkında müzakere edeceğiz. Müzakere daha erken sonuçlanırsa, bu daha iyidir. Ancak konunun karmaşıklığı dikkate alındığında, 60 günlük süre mantıklıdır ve gerekli olursa bu süre uzatılır” değerlendirmesinde bulundu.

Pakistan: Anlaşma elektronik olarak imzalandı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de ABD ve İran’ın “İslamabad Mutabakat Anlaşması”nı elektronik olarak imzaladığını açıkladı. Şerif, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, anlaşmanın iki tarafın çatışmayı diplomatik yollarla çözme iradesini gösterdiğini belirtti.

Şerif, “Bu anlaşmanın ilgili hükümetlerin en üst düzeyinde imzalanması, her iki tarafın da çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesine olan bağlılığını göstermektedir. İslamabad Mutabakat Anlaşması derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran, Hürmüz Boğazı’nı derhal yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır” ifadelerini kullandı.

Pakistan Başbakanı, sürece katkı sağlayan ülkelere de teşekkür etti. Katar’ın çabalarını takdir ettiğini belirten Şerif, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır liderlerinin de süreçte “vazgeçilmez rol” oynadığını ifade etti.

Şerif imza töreni paylaşımını güncelledi

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in, ilk paylaşımında ABD ve İran liderlerinin katılımıyla cuma günü imza töreni düzenleneceğine ilişkin ifadeler kullandığı, ancak daha sonra bu bölümü sildiği belirtildi. Güncellenen paylaşımda fiziksel imza törenine dair herhangi bir ifade yer almadı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi ise belgenin dijital olarak imzalandığını ve bu nedenle İsviçre’de fiziksel bir imza töreni yapılmayacağını açıkladı. Buna karşın müzakere heyetlerinin nihai anlaşma görüşmelerine başlamak üzere cuma günü İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelmesinin beklendiği bildirildi.

Beyaz Saray Trump’ın imza görüntülerini yayımladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın mutabakat zaptını, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kendisi onuruna Versay Sarayı’nda verdiği akşam yemeğinde imzaladığı bildirildi. Beyaz Saray, konuya ilişkin görüntüleri resmi sosyal medya hesaplarından paylaştı.

Mutabakatın 14 maddesi açıklandı

Üst düzey bir ABD’li yetkili, basın mensuplarıyla düzenlediği telekonferansta ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakat metnini kamuoyuyla paylaştı. Yetkili, mutabakatın nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngördüğünü belirtti.

1. Tüm cephelerde askeri operasyonlar duracak

ABD ile İran, Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ediyor. Taraflar bundan böyle birbirlerine karşı savaş veya askeri operasyon başlatmamayı, güç kullanmamayı ve güç kullanma tehdidinde bulunmamayı taahhüt ediyor. Madde ayrıca Lübnan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin güvence altına alınmasını öngörüyor.

2. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı

ABD ve İran, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi, birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt ediyor.

3. Nihai anlaşma için 60 günlük süre

Taraflar, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı kabul ediyor. Bu sürenin karşılıklı rıza ile uzatılabileceği belirtiliyor.

4. ABD deniz ablukasını kaldıracak

Mutabakatın imzalanmasının hemen ardından ABD, İran’a yönelik deniz ablukasını ve her türlü engelleme veya aksaklığı kaldırmaya başlayacak. Deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen sona erdirilmesi öngörülüyor. ABD ayrıca nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt ediyor.

5. Hürmüz Boğazı ticari geçişlere açılacak

İran, ticari gemilerin İran Körfezi’nden Umman Denizi’ne ve tersi yönde 60 gün süreyle ücretsiz ve güvenli geçiş yapabilmesi için gerekli düzenlemeleri yapacak. Ticari gemi trafiğinin derhal başlaması, teknik ve askeri engellerin kaldırılması ile mayın temizliği gereklilikleri dikkate alınarak düzenlemelerin 30 gün içinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

6. İran’ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık plan hazırlanacak

ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD doları tutarında, kesin ve karşılıklı olarak mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt ediyor. Planın uygulama mekanizmasının nihai anlaşmanın parçası olarak kesinleştirilmesi öngörülüyor.

7. Yaptırımların kaldırılması müzakere edilecek

ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu kararları ve tek taraflı ABD yaptırımları dahil olmak üzere İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasını taahhüt ediyor. Birincil ve ikincil yaptırımlar da bu kapsamda ele alınacak.

8. İran nükleer silah geliştirmeyeceğini teyit etti

İran, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini yeniden teyit ediyor. Taraflar, zenginleştirilmiş materyal stoklarının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yerinde seyreltme yoluyla çözüme kavuşturulması dahil nükleer başlıkları nihai anlaşmada ele almayı kabul ediyor.

9. Nihai anlaşmaya kadar mevcut durum korunacak

Nihai anlaşma imzalanana kadar İran nükleer programının mevcut durumunu koruyacak. ABD ise yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacak.

10. İran petrolü için muafiyetler verilecek

ABD, mutabakatın imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımlar sona erene kadar, İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı için muafiyetler verecek. Bankacılık işlemleri, sigorta, nakliye ve ilgili hizmetler de bu kapsamda yer alacak.

11. Dondurulmuş İran varlıkları kullanıma açılacak

ABD, mutabakatın yürürlüğe girmesiyle birlikte İran’a ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımına tam olarak açılmasını taahhüt ediyor. Fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller müzakereler sırasında belirlenecek.

12. Uygulamayı izleyecek mekanizma kurulacak

ABD ve İran, mutabakat zaptının başarılı şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizması kurulması konusunda mutabık kaldı.

13. Öncelikli maddeler uygulanınca nihai anlaşma müzakereleri başlayacak

Mutabakatın 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanmaya başlanması ve bu tedbirlerin devam etmesi koşuluyla taraflar nihai anlaşmaya ilişkin diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacak.

14. Nihai anlaşma Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından onaylanacak

Nihai anlaşmanın bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması öngörülüyor.

Mutabakata rağmen Lübnan’da çatışma çıktı

Mutabakat metninde Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın durdurulması öngörülmesine rağmen, anlaşmanın ardından güney Lübnan’da İsrail ordusu ile Hizbullah arasında çatışma yaşandı.

İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde Hizbullah ile çatışmaya girdiğini duyurdu. Hizbullah’ın misillemesi sonucu 1 İsrail askerinin öldüğü, 3’ü ağır 7 İsrail askerinin yaralandığı belirtildi.

Birleşmiş Milletler: İsrail’in askeri faaliyetlerinde alışılmamış artış var

Birleşmiş Milletler, UNIFIL barış güçlerinin bölgedeki çatışmaların şiddetinde göreceli bir azalma gözlemlemesine rağmen, İsrail’in güney Lübnan’daki askeri faaliyetlerini yoğunlaştırdığını bildirdi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sözcüsü Stephane Dujarric, İsrail’in faaliyetlerinin zırhlı birlik sevkiyatı, büyük ölçekli mühendislik ve yıkım çalışmaları ile bölge genelinde alışılmamış bir lojistik trafiği içerdiğini kaydetti.

UNIFIL, çarşamba günü Lübnan hava sahasının İsrail tarafından 26 kez ihlal edildiğini bildirdi. Birleşmiş Milletler güçleri ayrıca Nakura kıyılarından yaklaşık 600 metre açıkta devriye gezen 2 İsrail askeri gemisinin Lübnan deniz sahasını ihlal ettiğini duyurdu.

Cumhuriyetçi senatörlerden Trump’a tepki

Mutabakat zaptı ABD’de Cumhuriyetçi senatörlerin tepkisine neden oldu. Louisiana Senatörü Bill Cassidy, anlaşmanın İran’a önemli tavizler verdiğini savunarak sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Reagan mezarında ters dönüyor” ifadesini kullandı.

Cassidy, anlaşmanın İran’ın nükleer hedeflerine yönelik yeterli kısıtlama getirmediğini belirtti. Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı tehdit ederek sonuç aldığını savunan Cassidy, İran’ın gelecekte de bu yöntemi kullanacağını ileri sürdü. Cassidy ayrıca İran’ın anlaşma kapsamında yeni altyapı inşa etme imkanı elde ettiğini, yaptırımların kaldırılacağını ve bombardımanın duracağını belirterek Trump yönetimini eleştirdi.

Teksas Senatörü Ted Cruz da kamuoyuna yansıyan bazı unsurların kendisine göre “sakıncalı” olduğunu söyledi. Cruz, “Tarih bize, bizi öldürmek isteyen teokratik fanatiklere milyarlarca dolar vermenin kötü bir fikir olduğunu öğretiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Senatör Lindsey Graham ise başlangıçta çekincelerini dile getirse de ABD yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve düşmanlıkların sona ermesinin faydalı olabileceğini belirtti. Graham, ABD’nin İran’ın nükleer programı ve diğer konularda kabul edilebilir ve doğrulanabilir bir anlaşmaya varıp varamayacağının henüz belli olmadığını, ancak denemede çok az sakınca gördüğünü ifade etti.

Kalibaf: ABD ve Siyonist rejimi yendik

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada ABD ve İsrail’in savaşın başında belirlediği hedeflere ulaşamadığını savundu.

Kalibaf, “Dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri olarak bir numaralı gücü İsrail ile birlikte karşımıza çıktı. Bu savaşın çatışma sahnesi küresel etkiler doğurdu ve bu uluslararası bir konuydu. Gelişmeler bölgesel olabilir ancak etkileri küresel boyuttadır. ABD ve İsrail’in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermedik. ABD ve Siyonist rejimi yendik” ifadelerini kullandı.

Mevcut müzakerelerin geçmiş dönemde ABD ile yapılan görüşmelerden farklı olduğunu belirten Kalibaf, “Şimdiki müzakerelerin önceki dönemlerden farkı, sahadaki zaferin müzakereye dayanak oluşturmasıdır. Silahlı kuvvetlerimiz düşman karşısında galip gelmiştir” dedi.

Anlaşma bölgede yeni sürecin başlangıcı olabilir

ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat, savaşın durdurulması açısından kritik bir diplomatik adım olarak görülse de uygulama sürecinin birçok risk barındırdığı belirtiliyor. Metin, bir yandan Hürmüz Boğazı’nda ticari akışın yeniden başlamasını, İran petrol ihracatı için muafiyetlerin verilmesini ve dondurulmuş varlıkların kullanıma açılmasını öngörürken, diğer yandan nükleer program ve yaptırımlar gibi en tartışmalı başlıkları nihai anlaşma müzakerelerine bırakıyor.

İran tarafı anlaşmanın kendi ilkelerini yansıttığını savunurken, ABD’de bazı Cumhuriyetçi senatörler Trump yönetimini Tahran’a büyük tavizler vermekle suçluyor. Lübnan cephesinde İsrail ile Hizbullah arasında çatışmaların sürmesi ise mutabakatın sahadaki etkisinin ilk günden sınandığını gösteriyor.