Bazı hizmetler vardır; açılış törenleriyle, kurdelelerle, görkemli yapılarla kendini gösterir. Göz önündedir, herkes görür, herkes konuşur.
Bazı hizmetler de vardır ki şehrin tam kalbinde akar ama çoğu zaman görünmez. Musluktan akan temiz suda, yağmur sonrası taşmayan caddede, arıtılan atık suda, kuraklığa karşı alınan tedbirde, afet anında devreye girecek hazırlıkta kendini hissettirir.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın KOSKİ yatırımlarını anlattığı basın toplantısında tam da bu görünmeyen emeğe şahit olduk.
Açık söylemek gerekir; Konya’da belediyecilik artık sadece yol, park, bina ya da meydan düzenlemesiyle ölçülecek bir noktada değil. Başkan Altay’ın ortaya koyduğu tablo, şehrin geleceğini bugünden düşünen, altyapıyı bir medeniyet sorumluluğu olarak gören güçlü bir belediyecilik anlayışını gösteriyor.
Toplantıda verilen rakamlar gerçekten dikkat çekiciydi. Sadece 2025 yılında başlanan, tamamlanan ve devam eden KOSKİ yatırımlarının toplam bedeli 4 milyar lira. 2018 yılından bugüne kadar KOSKİ yatırım tutarı ise 27 milyar 662 milyon liraya ulaşmış durumda. Yine aynı dönemde Konya’ya 3 bin 646 kilometre yeni su şebekesi ve ıslah çalışması, 1.198 kilometre yeni kanalizasyon şebekesi ve ıslah çalışması kazandırılmış.
Bunlar sıradan rakamlar değil. Bunlar, bir şehrin yarınlara daha sağlam yürümesi için atılan sessiz ama büyük adımlar.
Başkan Altay’ın özellikle kuraklık ve iklim değişikliği konusundaki vurgusu çok önemliydi. Çünkü Konya, Türkiye’nin en geniş coğrafyalarından biri olmasının yanında, su meselesini en ciddi şekilde gündeminde tutması gereken şehirlerin başında geliyor. Altınapa, Bozkır ve Bağbaşı barajlarındaki doluluk oranlarından yeni su kuyularına, grup suyu projelerinden tasarruf odaklı çalışmalara kadar anlatılan her başlık, “önce tedbir, sonra hizmet” anlayışının bir yansımasıydı.
Bu noktada Başkan Altay’ın yaklaşımı kıymetli: Konya’yı susuz bırakmamak için meseleye günübirlik değil, uzun vadeli bakmak.
Belediyecilik tam da budur. Kriz kapıya dayandığında değil, kriz ihtimali ufukta belirdiğinde harekete geçebilmektir.
Toplantının en önemli müjdelerinden biri de Konya Atık Su Arıtma Tesisi’yle ilgiliydi. Şehir merkezine 2009 yılından bu yana hizmet veren ve günlük 200 bin metreküp kapasiteyle çalışan tesisin rehabilitasyonu ve ikinci kademe inşaatıyla kapasitesinin 400 bin metreküpe çıkarılacak olması, Konya’nın geleceği açısından tarihi bir adımdır. Başkan Altay’ın ifadesiyle bu proje, KOSKİ tarihinin en yüksek bütçeli yatırımı olacak.
Bu yatırım sadece bugünün değil, yarının Konya’sına yapılmış bir yatırımdır. Nüfusu artan, gelişen, büyüyen bir şehirde atık su arıtma kapasitesini iki katına çıkarmak; çevreye, sağlığa, tarıma ve şehir yaşamına duyulan sorumluluğun açık göstergesidir.
Bir başka dikkat çekici başlık ise KOSKİ’nin afetlere hazırlık konusundaki rolüydü. Hatay depremi sonrası bölgede yapılan çalışmaların sahadaki karşılığı hâlâ hafızalarda. KOSKİ ekiplerinin o zor günlerde Hatay’da ortaya koyduğu gayret, sadece teknik bir müdahale değil, kardeşlik hukukunun da güçlü bir göstergesiydi.
Bugün ise KOSKİ’nin olası Marmara depremine yönelik hazırlıklar kapsamında önemli bir sorumluluk üstlenmiş olması, Konya’nın sadece kendi sınırları içinde değil, Türkiye ölçeğinde de sorumluluk alan bir şehir olduğunu gösteriyor. Afet anında altyapı hasarlarına müdahale edecek, geçici ve kalıcı barınma alanlarının su ve kanalizasyon altyapısında görev alacak bir yapıdan söz ediyoruz.
Bu, güçlü kurum kültürünün sonucudur.
Toplantıda enerji yatırımları da ayrıca dikkat çekiciydi. Güneş Enerji Santrali ve Hidroelektrik Santrali yatırımlarıyla KOSKİ’nin kurulu gücünün 100 megavata ulaşacak olması, Konya’yı su ve kanalizasyon idareleri arasında lider konuma taşıyacak. Bu başlık bile başlı başına çevreci, üretken ve sürdürülebilir belediyeciliğin somut örneğidir.
Başkan Altay’ın konuşmasında kullandığı bir ifade toplantının ruhunu özetliyordu:
“Yer üstünde hayata geçirdiğimiz büyük eserler gibi yerin altına da; suya, toprağa ve her yere Konya Modeli Belediyecilik mührünü vuruyoruz.”
Bu söz, Konya’nın ruhuyla da birebir örtüşüyor. Zira Hazreti Mevlana’nın “Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait; şimdi yeni şeyler söylemek lazım” çağrısı, bugün Başkan Altay’ın hizmet anlayışında adeta karşılık buluyor. Konya, geçmişinden aldığı medeniyet mirasını korurken; altyapıda, çevrede, suda, enerjide ve afet hazırlığında yeni şeyler söyleyen, yeni eserler ortaya koyan bir şehir kimliğiyle geleceğe yürüyor.
Gerçekten de Konya Modeli Belediyecilik, sadece görünen yatırımlarla değil, görünmeyen ama hayatı doğrudan etkileyen hizmetlerle anlam kazanıyor.
Bir şehrin suyu akıyorsa, altyapısı güçlüyse, yağmura ve kuraklığa hazırlıklıysa, afetlere karşı kurumsal refleksi varsa, enerji üretiminde çevreci adımlar atıyorsa; orada sadece belediye hizmeti değil, şehir aklı vardır.
Başkan Uğur İbrahim Altay’ın toplantıda ortaya koyduğu tablo, Konya’nın bu şehir aklıyla yönetildiğini bir kez daha gösterdi. Teknik görünen başlıkların arkasında aslında büyük bir vizyon, ciddi bir planlama ve samimi bir hizmet aşkı var.
Merhum Üstat Necip Fazıl’ın “Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak gerekir” sözüne yapılan atıf da bu nedenle çok yerindeydi. Çünkü altyapı hizmetleri tam da karınca misali sabır, emek ve süreklilik ister.
Konya bugün meydanlarıyla, yollarıyla, kültür sanat yatırımlarıyla, sosyal destekleriyle büyüyor. Ama en az bunlar kadar önemli olan bir gerçek daha var: Konya yerin altında da büyüyor, güçleniyor ve geleceğe hazırlanıyor.
Bir gazeteci olarak toplantıdan çıkarken aklımda kalan en net kanaat şu oldu:
Konya’da hizmet sadece görünen yüzüyle değil, görünmeyen derinliğiyle de güçlü.
Ve bu derinlikte Başkan Altay’ın vizyonunun, KOSKİ ekiplerinin emeğinin, Konya’ya duyulan vefanın çok büyük payı var.
Bugün suya, toprağa, altyapıya ve geleceğe vurulan bu mühür; yarının daha güvenli, daha yaşanabilir ve daha güçlü Konya’sının teminatıdır.




