Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Aksaray Üniversitesi Sıfır Atık Forumu’nda temsil edildi

183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcının yer aldığı Uluslararası Sıfır Atık Forumu’na Aksaray Üniversitesi’ni temsilen Çevre Mühendisliği Bölümü akademisyenleri katıldı.

183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcının yer aldığı Uluslararası Sıfır

183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcının iştirakiyle gerçekleştirilen Uluslararası Sıfır Atık Forumu başarıyla tamamlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde İstanbul’da düzenlenen forum, uluslararası düzeyde bilgi paylaşımını ve çok paydaşlı iş birliğini güçlendiren önemli bir platform olarak öne çıktı.

Sürdürülebilir kalkınmanın temel başlıkları ele alındı

Ortak akıl ve iş birliği anlayışı doğrultusunda gerçekleştirilen forumda; kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, gıda kayıplarının azaltılması ve iklim eylemi gibi sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurları kapsamlı şekilde ele alındı.

Çözüm odaklı değerlendirmelerin yapıldığı programda, çevre politikalarına yönelik önemli öneriler ortaya konuldu.

İstanbul’da oluşturulan güçlü uluslararası iş birliği zemininin, COP31 sürecinde sıfır atık yaklaşımının küresel ölçekte daha da güçlenmesine ve sürdürülebilir çevre politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

ASÜ’lü akademisyenler deneyim paylaşımına katkı sundu

Aksaray Üniversitesi’ni temsilen foruma Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Melayib Bilgin, Doç. Dr. Gülden Gök ve Dr. Öğr. Üyesi Özlem Güllü katıldı.

ASÜ’lü akademisyenler, forum kapsamında düzenlenen oturum ve çalışmalarda yer alarak sürdürülebilir çevre yönetimi, sıfır atık uygulamaları ve çevre politikalarına ilişkin uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sundu.

Forum, sürdürülebilir ve daha yaşanabilir bir geleceğin ortak sorumluluk bilinci, bilimsel iş birliği ve uluslararası dayanışma temelinde inşa edilebileceğini bir kez daha ortaya koydu.

Farklı ülkelerden paydaşların geliştirdiği iş birlikleriyle küresel çevre politikalarına yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine de önemli katkılar sağlandı.