Kişisel Verileri Koruma Kurumu, son dönemde iş yerleri, apartmanlar ve sitelerde kullanılan güvenlik kameralarına ilişkin şikayet ve başvurularda artış yaşandığını belirterek uyarıda bulundu. Kurum, güvenlik kamerası sistemlerinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygun şekilde kullanılması gerektiğini, aksi durumda idari para cezası dahil çeşitli idari yaptırımların gündeme gelebileceğini açıkladı.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yapılan açıklamada, “Son zamanlarda güvenlik kamerası sistemlerinin iş yerlerinde ve apartman/site gibi toplu yapılarda hukuka aykırı şekilde, belirlenen amaç dışında kullanıldığına dair şikayet ve başvurularda artış yaşanmıştır. Güvenlik kameralarının belirlenen amaç dışında ve ölçüsüz bir şekilde çalışanların verimli çalışıp çalışmadığını görme, disiplini artırma, genel kontrol sağlama gibi amaçlarla kullanılması, bireylerin özel hayatının gizliliği hakkına müdahale teşkil edebilecek ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesine neden olabilecektir. Kamera sistemi kurulumunda ortak alan ve özel alan ayrımına özen gösterilmeli; tuvalet, soyunma odası, mescit, dinlenme alanı gibi özel alanlara kamera sistemi yerleştirilmemelidir. Apartman ve site gibi toplu yapılarda da sakinlerin makul mahremiyet beklentileri dikkate alınmalı, ortak alanlar titizlikle belirlenmeli, kameralar bağımsız alanın içi görünecek şekilde daire kapısı önlerine yerleştirilmemelidir. Güvenlik kamerası sistemleri ile yalnızca sistemin kurulmasındaki amaçla bağlantılı düzeyde kişisel veri işlenmeli; kamera sistemi gerekli olduğu ölçüde teknik özellikler barındırmalı, yüz tanıma, ses kaydı gibi özel hayata müdahale teşkil eden özellikler içermemelidir. Veri sorumluları tarafından ilgili kişilere karşı aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi, kişisel verilerin hukuka uygun olarak işlenmesi, yetkisiz erişimin önlenmesi ve muhafazasını sağlamak amacıyla gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınması gerekir. Aksi takdirde idari para cezası da dahil olmak üzere idari yaptırımla karşılaşılabilecektir” ifadelerine yer verildi.
Güvenlik amacı dışına çıkılırsa ihlal oluşabilir
Kurumun açıklamasına göre güvenlik kamerası kullanımı tamamen yasak değil. Ancak kameraların hangi amaçla yerleştirildiği, nereleri gösterdiği, kayıtların ne kadar süre saklandığı, kimlerin bu kayıtlara erişebildiği ve kişilere gerekli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı büyük önem taşıyor.
İş yerlerinde kamera sistemleri genellikle güvenliği sağlamak, hırsızlık, saldırı, zarar verme veya yetkisiz giriş gibi olayları önlemek amacıyla kullanılabiliyor. Ancak kameraların çalışanları sürekli takip etmek, mesai boyunca performanslarını gözlemlemek, çalışma hızlarını denetlemek ya da disiplin baskısı oluşturmak amacıyla kullanılması hukuka aykırı veri işleme riski doğuruyor.
Bu nedenle işverenlerin kamera kullanımında “ölçülülük” ilkesine dikkat etmesi gerekiyor. Yani kamera sistemi, ulaşılmak istenen güvenlik amacıyla sınırlı olmalı; çalışanların ve diğer kişilerin özel hayatına gereksiz müdahale oluşturacak şekilde kullanılmamalı.
Kamera konulmaması gereken yerler
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, kamera yerleştirilemeyecek alanlara özellikle dikkat çekti. Buna göre iş yerlerinde ve toplu yaşam alanlarında kişilerin mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu bölümlere kamera konulmaması gerekiyor.
Kamera konulmaması gereken başlıca alanlar şöyle:
| Alan | Neden riskli? |
|---|---|
| Tuvalet | Kişisel mahremiyetin en yüksek olduğu alanlardan biri |
| Soyunma odası | Özel hayatın gizliliğini doğrudan ihlal edebilir |
| Mescit | İbadet alanlarında mahremiyet beklentisi bulunur |
| Dinlenme alanı | Çalışanların özel yaşam alanı niteliği taşıyabilir |
| Bağımsız bölüm içini gören apartman/site kamera açıları | Daire içinin görünmesi kişisel hayatın gizliliğini ihlal edebilir |
Kurumun uyarısı, yalnızca iş yerlerini değil apartman ve site yönetimlerini de yakından ilgilendiriyor. Apartman girişleri, otoparklar, bina çevresi ve ortak kullanım alanları güvenlik amacıyla izlenebilecek yerler arasında değerlendirilebilse de kameraların daire içlerini, balkonları veya özel kullanım alanlarını gösterecek şekilde konumlandırılmaması gerekiyor.
Apartman ve sitelerde kamera açısına dikkat
Apartman ve site gibi toplu yaşam alanlarında güvenlik kamerası kurulurken, yalnızca ortak alanların izlenmesi gerekiyor. Kamera açısının bir dairenin içini, kapı açıldığında evin içerisini ya da bağımsız bölüm niteliğindeki özel alanları gösterecek şekilde ayarlanması hukuka aykırı sonuçlar doğurabilir.
Bu kapsamda apartman ve site yönetimlerinin kamera sistemlerini kurarken kat sakinlerinin makul mahremiyet beklentisini dikkate alması gerekiyor. Kamera sistemleri güvenlik amacıyla sınırlı olmalı, kayıtlar gereğinden uzun süre saklanmamalı ve yetkisiz kişilerin bu görüntülere erişmesi engellenmeli.
Ses kaydı ve yüz tanıma uyarısı
Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun dikkat çektiği bir diğer başlık ise kamera sistemlerinin teknik özellikleri oldu. Kurum, güvenlik amacıyla kurulan kameraların gerekli ölçüyü aşan özellikler taşımaması gerektiğini vurguladı.
Bu kapsamda yüz tanıma, ses kaydı alma veya kişilerin özel hayatına daha ağır müdahale oluşturabilecek teknolojilerin kullanılmasının ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle ses kaydı, görüntü kaydına göre daha müdahaleci bir veri işleme faaliyeti olarak kabul edilebileceği için iş yerlerinde ve ortak yaşam alanlarında ciddi hukuki riskler doğurabilir.
İşverenin aydınlatma yükümlülüğü var
Kamera sistemi kullanan işverenler, apartman ve site yönetimleri ile diğer veri sorumluları, kamera kaydı alınan kişileri bilgilendirmekle yükümlü. Bu kapsamda kameraların bulunduğu alanlarda kişilerin görebileceği şekilde aydınlatma metinleri veya bilgilendirme levhaları yer almalı.
Bu bilgilendirmede kameranın hangi amaçla kullanıldığı, kayıtların kim tarafından işlendiği, ne kadar süre saklandığı, kimlerle paylaşılabileceği ve kişilerin haklarını nasıl kullanabileceği açıkça belirtilmeli.
Ayrıca kamera kayıtlarına erişim sınırlı tutulmalı. Her personelin veya her yönetim görevlisinin görüntülere erişebilmesi, yetkisiz erişim riskini artırabilir. Kayıtların korunması için teknik ve idari tedbirlerin alınması gerekiyor.
Hukuka aykırı kullanım para cezası getirebilir
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, mevzuata aykırı kamera kullanımı halinde idari yaptırımların uygulanabileceğini bildirdi. Bu yaptırımlar arasında idari para cezaları da bulunuyor.
Kurumun uyarısı, özellikle çalışanların sürekli izlenmesine dayalı uygulamalar bakımından önem taşıyor. İşverenlerin güvenlik gerekçesiyle kamera kullanırken bu sistemi çalışanların üzerinde baskı kuracak, özel hayatlarını ihlal edecek ya da belirlenen amacı aşacak şekilde kullanmaması gerekiyor.
Uzmanlara göre temel ilke: Amaçla sınırlı kullanım
Kamera sistemlerinde temel ilke, görüntü kaydının yalnızca gerekli olduğu kadar alınması. Bir iş yerinde güvenlik amacıyla giriş-çıkış kapısının, kasa bölgesinin veya depo girişinin izlenmesi makul kabul edilebilirken; çalışanların tüm gün çalışma masalarında, dinlenme alanlarında veya mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu bölümlerde izlenmesi sorunlu hale gelebilir.
Apartman ve sitelerde de güvenlik kamerası sistemi kurulurken ortak alanların dışına taşılmamalı. Kamera açısı, komşuların özel yaşam alanlarını göstermemeli. Kayıtların izlenmesi ve saklanması da belirli kurallara bağlanmalı.
Kurumdan net mesaj: Güvenlik bahanesiyle gözetim yapılamaz
Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun açıklaması, güvenlik kamerası kullanımında sınırların yeniden hatırlatılması açısından dikkat çekti. Kurum, iş yerlerinde ve toplu yapılarda kamera sistemlerinin güvenlik amacıyla ve ölçülü şekilde kullanılabileceğini, ancak güvenlik gerekçesinin çalışanları veya vatandaşları sürekli gözetleme aracına dönüştürülemeyeceğini vurguladı.
Bu kapsamda işverenlerin, apartman ve site yönetimlerinin kamera sistemlerini gözden geçirmesi; özel alanlara kamera yerleştirilip yerleştirilmediğini, kamera açılarının mahremiyet ihlali oluşturup oluşturmadığını, kayıtların kimler tarafından izlendiğini ve gerekli bilgilendirmelerin yapılıp yapılmadığını kontrol etmesi gerekiyor.





