Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

ASÜ’de biyomalzeme ve doku mühendisliği çalışmaları anlatıldı

Aksaray Üniversitesinde düzenlenen TÜBİTAK Bilim Söyleşileri etkinliğinde, doku tamirinde biyomalzemelerin kullanımı ve sağlık teknolojilerindeki gelecek potansiyeli ele alındı.

Aksaray Üniversitesinde düzenlenen TÜBİTAK Bilim Söyleşileri etkinliğinde, doku tamirinde biyomalzemelerin

Aksaray Üniversitesinde (ASÜ), TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında “Doku Tamirinde Biyomalzemelerin Kullanımı” konulu etkinlik düzenlendi. ASÜ Milli Teknoloji Atölyesinde gerçekleştirilen programda, biyomalzeme ve doku mühendisliği alanındaki güncel çalışmalar anlatıldı.

Programa akademisyenler, lisansüstü öğrenciler ve farklı fakültelerden çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinlikte ASÜ Rektör Yardımcısı ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Selim Çakmak tarafından kapsamlı bir konferans verildi.

Konferansta doku mühendisliği alanının dünyada hızla gelişen bilim dallarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Çakmak, bu alanın yalnızca biyolojiyle sınırlı kalmadığını, kimya, mühendislik, malzeme bilimi ve yapay zekâ gibi farklı disiplinlerin ortak çalışmasını gerektirdiğini ifade etti.

Doku mühendisliğinde hedef hasarlı dokuların yenilenmesi

Doku mühendisliğinin temel hedefinin hasar gören dokuların yenilenmesini sağlamak olduğunu söyleyen Çakmak, özellikle yapay zekâ destekli modelleme sistemleri ve 3D yazıcı teknolojilerinin bu alanda önemli bir dönüşüm oluşturduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Çakmak, bu teknolojilerle “yapı iskelesi” olarak adlandırılan ve hücrelerin çoğalabileceği üç boyutlu biyomalzemelerin üretilebildiğini anlattı. Biyomalzemelerin canlı kaynaklardan elde edilen doğal polimerlerden üretildiğini aktaran Çakmak, bu malzemelerin sağlık alanında önemli kullanım potansiyeline sahip olduğunu kaydetti.

Biyomalzemelerde biyouyumluluk ve biyoaktivite öne çıkıyor

Biyomalzemelerin en önemli özelliklerinden birinin “biyouyumluluk” olduğunu vurgulayan Çakmak, biyouyumlu olmayan materyallerin dokular tarafından kabul edilmediğini söyledi. Çakmak, biyomalzemelerin yalnızca dokuyla uyumlu olmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda iyileşme sürecini hızlandırıcı “biyoaktivite” özellikleri de taşıması gerektiğine dikkat çekti.

İnsan vücudunun yabancı maddelere karşı güçlü bir savunma mekanizması geliştirdiğini ifade eden Çakmak, bu nedenle doku tamirinde kullanılacak malzemelerin vücutla uyumlu olmasının büyük önem taşıdığını belirtti.

Doğal biyomalzemeler çevre dostu üretime katkı sağlıyor

Konuşmasında çevre dostu üretim anlayışına da değinen Prof. Dr. Çakmak, laboratuvar çalışmalarında çoğunlukla atık ürünlerden yararlandıklarını söyledi. Bu yaklaşım sayesinde hem çevre kirliliğinin azaltıldığını hem de düşük maliyetli hammaddelerden yüksek katma değerli medikal ürünler geliştirilebildiğini ifade etti.

Doğal biyomalzemelerin kullanım sonrası doğada çözünebildiğini belirten Çakmak, bu yönüyle hem çevre kirliliğinin hem de tıbbi atık bertaraf maliyetlerinin azaltılabildiğini dile getirdi.

Ekip olarak özellikle protein temelli biyomalzemeler üzerinde yoğun araştırmalar yaptıklarını aktaran Prof. Dr. Çakmak, protein bazlı biyomalzeme çalışmalarında önemli aşamalara ulaştıklarını ve nihai hedeflerinin yerli ve milli ürünler geliştirmek olduğunu söyledi.

Konferansın sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Yavuz Selim Çakmak, biyomalzeme ve doku mühendisliği alanının gelecekte sağlık teknolojilerinin en önemli çalışma alanlarından biri olacağını kaydetti.