AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.
MKYK toplantısının ardından Merkez Yürütme Kurulu toplantısının da yapıldığını belirten Çelik, toplantılarda iç ve dış politika başlıklarının, Meclis çalışmaları ile “Terörsüz Türkiye” sürecinin ele alındığını söyledi. Çelik, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla da gençlerin ve kendini genç hissedenlerin bayramını kutladı.
“19 Mayıs’ın işaret ettiği iradeyle Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürüyoruz”
Ömer Çelik, 19 Mayıs’ın Türkiye tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, milli mücadele ruhunun bugün de yol gösterici olduğunu belirtti.
Çelik, şunları söyledi:
“19 Mayıs’ın bize işaret ettiği irade, tarihimizin çok zor bir zamanında tekrar yüksek bir azimle, kararlılıkla ayağa kalkmamız, İstiklal mücadelemizin en temel umdelerinin başlangıcını ortaya koymamızdır. Bugün de aynı azimle, kararlılıkla Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İstiklal mücadelesi kahramanlarının en zor zamandaki o büyük iradesi, bizim için yol gösterici olmaya devam ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantının başlangıcında değerlendirmelerde bulunduğunu aktaran Çelik, Erdoğan’ın iç ve dış politikaya ilişkin konuları MKYK üyeleriyle paylaştığını ifade etti.
Çelik, “Dünyanın zor bir zamanında çok yoğun diplomasi yürütüyor Sayın Cumhurbaşkanımız. Tüm bunlarla ilgili olarak, MKYK’mız gündemini takip ediyor.” dedi.
MKYK’da teşkilat, insan hakları ve Meclis çalışmaları ele alındı
Toplantıda Mali ve İdari İşler Başkanlığının sunum yaptığını belirten Çelik, bu sunumun teşkilatların ihtiyaçlarının karşılanması ve partinin önümüzdeki dönem faaliyetlerinin planlanması açısından önemli olduğunu söyledi.
Çelik, İnsan Hakları Başkanlığının da sunum yaptığını belirterek, dijital dünyanın artık doğrudan insan haklarını ilgilendiren bir boyut haline geldiğini vurguladı.
TBMM AK Parti Grup Başkanı ve grup başkanvekillerinin de Meclis çalışmaları hakkında bilgi vereceğini aktaran Çelik, MKYK ve MYK toplantılarında “Terörsüz Türkiye” gündeminin bütün boyutlarıyla ele alındığını kaydetti.
“Küresel Sumud Filosu’nun ortaya koyduğu inisiyatifi selamlıyoruz”
Gazze ve Küresel Sumud Filosu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, İsrail’in filoya yönelik saldırısını sert sözlerle eleştirdi.
Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Küresel Sumud Filosu’nun insanlık haysiyeti, insanlığın asaleti adına ortaya koyduğu inisiyatifi bir kere daha selamlıyoruz. İsrail’in, Netanyahu şebekesinin, insanlık haysiyeti ve asaleti adına yola çıkmış olan Küresel Sumud Filosu’na yaptığı saldırıyı lanetliyoruz. Kendi vatandaşlarımızın ve filonun diğer saygıdeğer üyelerinin durumlarını yakından takip ediyoruz.”
Gazze’de yaşananların farklı yöntemlerle sürdürülen bir soykırım olduğunu savunan Çelik, ilaç ve gıda yardımı konusunda verilen sözlerin tutulmadığını belirtti.
Çelik, şöyle devam etti:
“Soykırım şebekesi, soykırımı farklı yöntemlerle sürdürüyor. İlaç yardımı, gıda yardımı konusunda halen verilen sözler tutulmadığı için ikinci aşamaya geçmek zor oluyor. Ama ikinci aşamaya geçilmemesinin en büyük sebebi, İsrail tarafının buradaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve hastanelerde normal insani koşullarda olması gereken her şeyin tükenmesine yol açacak bir ambargo uygulamasıdır. Dolayısıyla soykırımı başka metotlarla devam ettirmektedir bu şebeke. Dünyanın buna karşı da sesini yükseltmesi her bakımdan son derece önemlidir.”
ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları sonrasında ateşkesin sürdüğünü hatırlatan Çelik, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Çelik, “Ateşkesin sürmesinin önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Bunun kalıcı bir barışa dönmesi, bunun diplomatik akılla çözülmesi gerektiği konusundaki desteğimizi yineliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“SAHA Fuarı milli teknoloji hamlesinin değerlerini gösterdi”
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’na da değinen Çelik, fuarda Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktanın ve uluslararası cazibe merkezi haline geldiğinin görüldüğünü belirtti.
Çelik, şu açıklamayı yaptı:
“Orada, Türkiye’nin savunma alanında geldiği nokta, Türkiye’nin dünyadaki katılımcılarla birlikte nasıl bir cazibe merkezi olduğu görüldü. Ama tabii burada teknolojik kapasitemizin, savunma alanında gerçekleştirdiğimiz büyük devrimlerin görülmesi kadar bu konudaki ilkelerimizin görülmesi de bizim açımızdan önemliydi. Bununla ilgili çok güzel etkinlikler de yapıldı. Gazze’de çocukları yapay zekayla, teknolojik gelişmeyle öldürenlere karşı insan hayatını ve haysiyetini koruyacak bir teknolojik gelişme yani milli teknoloji hamlesi dediğimizin özünü oluşturan değerlerin savunulması bakımından da SAHA Fuarı’ndaki etkinlikler çok önemliydi.”
Avrupa Birliği’nin bir kurumu tarafından yayımlanan raporda bazı AB üyesi ülkelerin, İsrail’in Gazze’ye saldırıları sürerken İsrail’e silah sattığının yer aldığını belirten Çelik, bunun teknoloji, çıkar ve insani değerler arasındaki kopuşu gösterdiğini ifade etti.
Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Siyasetin, yönetimin ve her türlü hükümet etme biçiminin karşı karşıya kaldığı bir sınavdır bu. Yani Gazze’de soykırım devam ederken bazı AB üyesi ülkeler, İsrail’e silah ve silah sistemleri satmaya devam etmişler. İsrail’in üstelik yapay zeka, gelişmiş teknolojiler kullanarak çocukları, kadınları öldürdüğü apaçık ortadayken bunlar yapılmış. O sebeple SAHA Fuarı’nda ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin savunma sanayisi konusundaki yüksek gelişmişliğinin göstergesi olmanın yanı sıra bu konuda ortaya koyduğu değerlerin de ifadesi olması bakımından son derece önemlidir.”
15 Temmuz hazırlıkları: “Daha yoğun bir şekilde idrak edeceğiz”
Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 Temmuz darbe girişimine karşı canlarını feda eden şehitleri ve FETÖ’ye karşı yürütülen mücadeleyi her zaman çok önemli gördüğünü belirtti.
FETÖ ile mücadelenin kesintisiz sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, 15 Temmuz’un yıl dönümü için hükümet ve parti kanadında yoğun hazırlık yapılacağını bildirdi.
Çelik, şunları kaydetti:
“O gece egemenliğimize musallat olan FETÖ’nün darbe girişimine karşı canlarını feda eden şehitlerimizi, onların aziz hatıralarını her zaman hürmetle, rahmetle ve duayla anarız. Bugün de andık. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız hem şehitlerimizin hem de fedakar gazilerimizin bu konudaki eşsiz fedakarlıklarını bir kere daha hatırlattı. Bu sene, 15 Temmuz darbe girişimine karşı direnişin yıl dönümünde bunu daha yoğun bir şekilde idrak edeceğiz. O bakımdan Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hükümet kanadında ve parti kanadında yoğun hazırlıklar yapılacak. Bir kere daha şehitlerimize Cenabıallah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize hürmetlerimizi sunuyoruz.”
“AB Türkiye’yle ilişkisini en geniş alanda hayata geçirmelidir”
Toplantılarda Avrupa Birliği ile ilişkilerin de kapsamlı biçimde değerlendirildiğini belirten Çelik, AB’den gelen yanlış açıklamalara tepki gösterdiklerini, makul açıklamaların ise güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çelik, Türkiye’nin Avrupa Birliği açısından yalnızca savunma başlıklarında hatırlanmaması gerektiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“AB’den zaman zaman son derece yanlış açıklamalar geldiğinde tepkimizi gösteriyoruz. Daha makul açıklamalar geldiğinde bunların da güçlenmesi, güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Avrupa Birliği, Türkiye’yi sadece savunma konularında hatırlamamalıdır. Avrupa Birliği, Türkiye’yle olan ilişkisini en geniş alanda hayata geçirirse aslında bugün yaşadığı sıkıntıların çoğunu ortadan kaldırır. Bunu ilk söylediğimiz zamanlarda Türkiye’nin AB’ye katılımı ideolojik sebeplerle engellenmemiş olsaydı bugün AB, bir küresel güç olarak birtakım krizlerin önlenmesinde daha güçlü bir rol oynayabilirdi. Ama bu fırsatı birtakım dar yaklaşımlarla kaybettiler. Bundan sonrasında tabii ki savunma ve güvenlik konusu bugünkü şartlarda son derece önemli ama onun ötesine geçen geniş bir yelpaze, ajanda içerisinde de AB-Türkiye işbirliğinin genişletilmesi gerektiğinin bir kere daha altını çiziyoruz.”
“Terörsüz Türkiye süreci güçlü iradeyle sürüyor”
Ömer Çelik, bir gazetecinin “Terörsüz Türkiye” süreci ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına ilişkin sorusunu da yanıtladı.
Sürecin Cumhur İttifakı tarafından bir bütün olarak desteklendiğini belirten Çelik, hedefin terörün ve terör örgütünün Türkiye gündeminden çıkarılması olduğunu söyledi.
Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“Terörsüz Türkiye’ sürecinin hedeflerine ulaşması bakımından Cumhur İttifakı bir ve bütün olarak hareket etmektedir. Bu süreçlerin doğasında, siyasetin diğer ritimleriyle mukayese edilmeyecek, kendi özgün ritmi vardır. Cumhur İttifakı ve AK Parti açısından biz bu süreci kesintisiz bir şekilde, güçlü bir iradeyle sürdürüyoruz. Burada hedef, terörün ve terör örgütünün Türkiye gündeminden çıkmasıdır.”
Cumhur İttifakı’nın iradesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları ve TBMM’de kurulan komisyonla sürecin kapsamlı değerlendirmelerle yürütüldüğünü belirten Çelik, esas amacın terör örgütünün silah bırakması, bunun teyit edilmesi ve fesih sürecinin tamamlanması olduğunu söyledi.
Çelik, şöyle konuştu:
“Bununla beraber yapılacak yasal düzenlemeler, daha sonrasında geliştirilecek bazı politikalar esastır ve bu çerçevelenmiştir. Buna AK Parti ve MHP, Cumhur İttifakı olarak imzasını koymuştur. Diğer partiler de imzalarını koydular. Dolayısıyla herkesin iradesini yansıtan bir rapor orada açık ve seçik bir şekilde görülmektedir. Bununla ilgili olarak hem hükümet kanadında hem AK Parti Genel Merkezinde Cumhurbaşkanımızın yetkilendirdiği arkadaşlarımızla beraber bu çalışmalar kesintisiz bir şekilde sürüyor.”
“Yol haritamızı güncelleyerek devam edeceğiz”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçle ilgili açıklamalarını önemli bulduklarını ifade eden Çelik, Bahçeli’nin değerlendirmelerinin terörü Türkiye gündeminden çıkarmaya dönük literatüre yeni açılımlar getiren nitelikte olduğunu söyledi.
Çelik, yol haritasının güncellenmesine ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Cumhurbaşkanımızın talimatları, Sayın Bahçeli’nin yaptığı son açıklamalar, tüm bunları da ele alarak biz şimdiye kadar yaptığımız çalışmaları tekrar değerlendireceğiz ve yol haritamızı güncelleyerek yolumuza devam edeceğiz. Şundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Burada tek bir niyet vardır, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini baştan ilan ettiğimiz hedefine ulaştırmaktır. Bunun ne haksız eleştiriler ne de siyasi sabotajlarla engellenmesine müsaade etmeyeceğiz. Çeşitli zamanlardaki siyasi sabotajları, siyasi haksızlıkları ve siyasi iftiraları görüyoruz. Bunlara da yeri geldiği zaman cevabımızı verdik. Siyasi provokasyonları görüyoruz.
Dış kaynaklı olanları çok yakinen takip ediyoruz ve tespit ediyoruz. Yine bunun zıddında duran, bu meseleyi birtakım dar siyasi, dar ideolojik ajandalara mahkum etme şeklindeki yaklaşımları da net bir şekilde görüyoruz. Biz, meselenin ana yolda kalması, ana hattında devam etmesi için hem kesintisiz çalışıyoruz hem de irademizi bu konuda son derece güçlü tutuyoruz. Dolayısıyla bugün gelinen noktada, önümüzdeki günlerde daha çok somut sonuçlara ulaşabilmek için atılması gereken adımlarla ilgili, yol haritası ile ilgili ve güncellemesi gereken meselelerle ilgili çalışmalarımız sürüyor, sürmeye devam edecek.”
“Müfredat değişiklikleri son derece doğru”
Milli Eğitim Bakanlığının müfredatta yaptığı bazı değişiklikler ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamaları da Çelik’e soruldu.
Yapılan düzenlemelerin doğru olduğunu ifade eden Çelik, “coğrafi keşif” kavramının işgal ve sömürüyü örten bir ifade olduğunu savundu.
Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Birilerinin ‘coğrafi keşif’ dediği şeyler, Latin Amerika halkları için işgal, sömürü getirmiştir. Onların kendi kültürlerinin, kendi zenginliklerinin, köklerinin yok edilmesi anlamına gelmiştir. Latin Amerika halkları o coğrafi keşiflerin getirdiği işgale, sömürüye karşı direnişin sembol ismi olarak Simon Bolivar’a atıf yaparlar. Dolayısıyla coğrafi keşif işgalcilerin kullandığı bir deyimdir. Biz, bunu kullanmak zorunda değiliz. Bu esasında bir sömürü başlangıcıdır, bir sömürü dönemidir.”
Çelik, İsrail’in Gazze’ye saldırılarından sonra Batı’da bazı siyasetçilerin İsrail’e desteği “haçlı seferi” olarak nitelediğini belirterek, müfredatta “Haçlı Seferleri” ifadesinin “Haçlı Saldırıları” olarak değiştirilmesinin doğru olduğunu söyledi.
Çelik, “Bizim müfredatımızda Haçlı Seferleri’nin Haçlı Saldırıları olarak değiştirilmesinin ne kadar doğru olduğu bu güncel yaklaşımla da görülüyor. Dolayısıyla Bakanlığımızın bu müdahalesi sadece tarihsel bir bakış açısını düzeltmekle sınırlı değil, bugün de doğru bir yerden meselelere bakmak açısından da son derece yol göstericidir.” dedi.
Haçlı Seferleri’nin amacı, planlanma biçimi ve sonuçlarına dikkat çeken Çelik, bunun işgal ve saldırı girişimini planlayanlar açısından “sefer”, hedef alınan halklar ve coğrafyalar açısından ise “saldırı” olduğunu ifade etti.
Özgür Özel’e yanıt: “AK Parti’nin toplantılarına ilgisi takdire şayan”
Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kocaeli’de AK Parti Gençlik Kollarınca düzenlenen “Bir Gençlik Şöleni Programı”na ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine de değerlendirmelerde bulundu.
Özel’in açıklamasının baştan aşağı yanlış olduğunu söyleyen Çelik, gençlerin bir araya geldiği büyük organizasyonların AK Parti geleneği olduğunu belirtti.
Çelik, “Orada 10 binlerce genç arkadaşımız bir araya getirildi. Onlar gelirken de buraya gelen otobüslerin üzerinde partimizin logoları vardı. İl başkanlıklarımızın önünden bu otobüsler kalktı. Partimizin logosunu taşıyan otobüslerle yapılan bir organizasyon.” dedi.
Programın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapılacağının günler öncesinden duyurulduğunu ifade eden Çelik, şöyle konuştu:
“Bence Türkiye’de bunu herkes duymuştur. Bundan haberi olmayan tek kişi Sayın Özgür Özel olabilir. Buna çok şaşırmam. Bütün Türkiye’nin, bütün dünyanın duyduğu pek çok konuyu sadece Sayın Özgür Özel duymamış olabiliyor. Geçmişte de böyle durumlar oldu.”
Çelik, eleştirilerin iyi niyetle bağdaşmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür yaklaşımlar haksız eleştiridir. Yani bunların herhangi bir şekilde iyi niyetle bağdaşması mümkün değil. Bunlar kötü niyetli yaklaşımlardır. İyi niyetle yapılan eleştirilerin hepsinin başımızın üstünde yeri vardır. Onları değerlendiriyoruz. Biz, her organizasyonumuzla, her politikamızla ilgili iyi niyetle yapılan eleştirilerin her zaman başımızın üstünde yeri olduğunu gözeterek, bu değerlendirmeleri yaparız ve daha sonrasında da gereken güncellemeleri gerçekleştiririz.”
AK Parti Gençlik Kollarının dünyanın en büyük gençlik hareketlerinden biri olduğunu ifade eden Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere verdiği öneme dikkat çekti.
Çelik, “Sayın Özgür Özel’in, AK Parti’nin toplantılarına, AK Parti’nin gençlik şölenine bu ilgisi takdire şayandır. Bu ilgiyi sürdürmeye ve takip etmeye devam etsin. Ama yanlış sonuçlar çıkarmaktan uzak durması herkes için daha doğru sonuçlar doğurur.” dedi.
“Sosyal medya konusunda tedbir açıklamaları son derece doğru”
Çelik, Avrupa Birliği Komisyonunun sosyal medya platformlarındaki içeriklerden çocukları koruma konusunda yetersiz kalındığına ilişkin değerlendirmeleri ve Türkiye’de bu alandaki çalışmalara yönelik soruya da yanıt verdi.
Türkiye’nin attığı adımların kıymetinin bir kez daha görüldüğünü belirten Çelik, hızlı kaydırmaya dayalı ve yoğun bakmaya odaklı uygulamaların belli bir yaşın altındaki çocukları ve gençleri olumsuz etkilediğine ilişkin bilimsel raporlar bulunduğunu söyledi.
Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:
“O kurumlara verilen yani ‘siz bunları önleyin’ şeklindeki talimatlar doğrultusunda o kurumların yeterince tedbir almadığı, onun için AB Komisyonu’nun harekete geçeceği ifade ediliyor. Bu, bütün ülkelerin yakından takip etmesi gereken bir şeydir. Türkiye bununla ilgili adımlarını atıyor ve atmaya devam edecek.
Burada esas mesele, insan hayatını kolaylaştıran veya insan hayatında bir şekilde yer alan bu uygulamaların çocuklara, hayatın belli alanlarına dönük istismar eden, zarar veren politikalarının önüne geçilmesidir. Biz de bu tartışmaları yakından takip ediyoruz ve bu şekildeki tedbir açıklamalarının son derece doğru olduğunu ifade ediyoruz.”





