Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türkiye’de altın talebi rekor kırdı

Dünya Altın Konseyi’nin raporuna göre, Türkiye’de yatırım amaçlı altın talebi yılın ilk çeyreğinde 26,1 tona çıktı. Parasal bazda talep 4 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.

Dünya Altın Konseyi’nin raporuna göre, Türkiye’de yatırım amaçlı altın talebi

Dünya Altın Konseyi, yılın ilk çeyreğine ilişkin “Küresel Altın Trendleri” raporunu yayımladı. Rapora göre, küresel altın talebi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2 artarak 1230,9 tona ulaştı.

Altın fiyatlarında yaşanan güçlü yükseliş, talebin parasal değerinde de rekor getirdi. Küresel ölçekte altına yönelen nakit miktarı ilk çeyrekte 193 milyar dolara çıktı.

Türkiye’de yatırım amaçlı altın talebi arttı

Rapora göre Türkiye’de yatırım amaçlı altın talebi çeyrek bazda yüzde 23, yıllık bazda ise yüzde 29 artarak 26,1 tona yükseldi.

Türkiye’de altın talebinin parasal karşılığı ise ilk çeyrekte 4 milyar dolarla rekor kırdı.

Buna karşılık takı altın talebi geriledi. İlk çeyrekte takı altın talebi bir önceki çeyreğe göre yüzde 11, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 azalarak 6,8 ton oldu.

Külçe ve sikkeye talep güçlendi

Küresel piyasalarda külçe ve sikke talebi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artarak 474 tona ulaştı. Bu seviye, kayıtlar altındaki en yüksek ikinci çeyrek performansı olarak değerlendirildi.

Özellikle Asya piyasaları ve gelişmekte olan ekonomilerde yatırımcıların altına yönelimi dikkat çekti.

Merkez bankalarından altın alımı

Merkez bankaları da ilk çeyrekte net bazda 244 ton altın alımı yaptı. Böylece merkez bankalarının altın alımları yıllık bazda yüzde 3 arttı.

Teknoloji alanındaki altın kullanımı ise yapay zeka altyapısına yönelik yatırımların etkisiyle yüzde 1 artarak 82 tona yükseldi.

Jeopolitik riskler belirleyici olacak

Dünya Altın Konseyi, yılın geri kalanında jeopolitik riskler, yüksek enflasyon ve savaş endişelerinin yatırım ve merkez bankası talebini desteklemeye devam edebileceğini belirtti.

Buna karşılık yüksek fiyatlar nedeniyle mücevher talebinin baskı altında kalabileceği öngörüldü.