Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Borsa İstanbul’da manipülasyon iddiası: 41 şüpheli hakkında iddianame

Borsa İstanbul’da bazı hisselerde manipülasyon yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı. Aralarında Nihat Özçelik ve Işık Ökte’nin de bulunduğu 41 şüpheli hakkında 5 yıldan 34 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

Borsa İstanbul’da bazı hisselerde manipülasyon yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.

Borsa İstanbul pay piyasasındaki bazı işlemlerde manipülasyon yaptıkları iddiasıyla yürütülen soruşturmada aralarında Nihat Özçelik ile Işık Ökte’nin de bulunduğu 41 şüpheli hakkında 5 yıldan 34 yıla kadar değişen oranlarda hapis istemiyle iddianame düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, işlem gören sermaye piyasası araçlarında işlem hacmi ve hisse fiyatında hayatın olağan akışına aykırı dalgalanmalar yaşandığı, yapay yükselişlerin küçük yatırımcıyı zarara uğrattığı yönündeki tespitler üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı.

Hazırlanan iddianamede, Nihat Özçelik, Cem Özçelik ile Işık Ökte’nin de bulunduğu 13’ü tutuklu 41 kişi “şüpheli”, Investco Holding AŞ, Hat Holding AŞ, Verusa Holding AŞ, Pamel Yenilenebilir Elektrik Üretim AŞ, Galata Altın İşletmeleri AŞ ile Pan Teknoloji AŞ’nin de arasında olduğu toplam 24 şirket “malen sorumlu”, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı (SPK) ise “ihbar eden” sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, “Baykuş” lakabıyla bilinen tutuklu şüpheli Nihat Özçelik’in elebaşılığını yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünün “emir bazlı borsa manipülasyonu”, “şirket bilgilerini yatırımcılara hatalı gösterme” ve “suç gelirlerini şirket faaliyetlerine yedirme” usullerini benimsediği, SPK’nın suç duyurusuna esas “PAMEL” hissesindeki manipülasyonun Özçelik’in talimatıyla şüpheliler Kenan ve Sinan Demirbaş kardeşler koordinesinde yapıldığı kaydedildi.

Demirbaş kardeşlerin şüpheli Eda Yıldırım ile akraba-arkadaş çevreleri olan şüpheliler Ahmet Kızılay, Bedirhan Çigla, Botan Çevarün, Enes Özgür Karataş, Eyüp Balka, Hasan Göçmen, Nuri Güleryüz, Özgür Adıtatar grubuyla şüpheliler Kamil Bilgiç, İhsan Kenan Bilgiç, Kerim İsmail Bilgiç kardeşlerin portföy gücünü kullandığı aktarılan iddianamede, “Bu hususun SPK raporundaki ‘Bağımsız iradeden ziyade koordineli emir iletim planı’ tespitiyle ortada olduğu, dar bir çevrede birbirlerini tanıyan şüphelilerin yüklü miktarda nakit paraları aracı kuruma götürüp hesaba yatırdıktan sonra manipülasyon için kullanılacağını bildiklerinin kabul edileceği” ifadesine yer verildi.

Örgüt üyelerinin hisse derinliğinde fark oluşturan işlemlerin birçoğunu kendi zararlarına yapmalarına rağmen bunun örgütsel bazda önem arz etmediği belirtilen iddianamede, piyasa dinamiklerine göre bir hissede asıl manipülasyon yapanların onlarca işleme rağmen ısrarla zarar edenler olduklarının kabul edileceği, buradaki motivasyonun hissenin genel seyrine aykırı gaz-fren benzeri ivme değişikliği olduğu anlatıldı.

“57 milyon 400 bin avro ve 15 milyon dolar tutarındaki meblağ çığı başlatan kar topu”

İddianamede, hisse manipülasyonuyla küçük yatırımcılardan elde edilen suç gelirlerini takip eden manipülasyonların sermaye kaynağı olduğu, sistematik hareket eden örgütün her seferinde daha büyük bir operasyon yaptığı ve suç geliri miktarını katlayarak büyüttüğü, Nihat Özçelik’in varlık barışıyla izah ettiği 57 milyon 400 bin avro ve 15 milyon dolar tutarındaki meblağın çığı başlatan kar topuna benzediği kaydedildi.

Örgütün göstermelik devasa yatırımlarına rağmen saha elemanları ve personel sayısını kasten kısıtlı tuttuğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde kendisini ispatlamayan kimseye etkin rol verilmediği, şirket çalışanları olarak gösterilen örgüt üyelerinin uzun yıllar aynı pozisyonlarda kaldıkları iddianamede yer aldı.

İddianamede, örgüt üyelerinin derecelerine göre şirketler grubunun kat ve farklı konumlardaki plazalarında konuşlandırıldığı, örneğin örgütün iki ayrı plazadaki personellerinin kutlama yemeklerinde dahi birbirlerine karıştırılmadığı, ikinci plazada uzun yıllar çalışan ve güven oluşturan personellerin birinci plazaya terfi ettirildiği belirtildi.

Bu plazadaki üyelerin örgüte ait şirketlerin yönetim pozisyonlarını kendi içlerinde bölüştükleri, birimler arasındaki irtibatın kasten kısıtlandığı, örgütün böylelikle gizli soruşturmacı usullerine karşı tedbir aldığına iddianamede dikkat çekildi.

İddianamede, pek çok faaliyet alanı bulunan şirketler grubunun denetleme zorluğu nedeniyle asıl bilgi manipülasyonlarını elektrik üretimi ve madencilik sektörüyle yürüttüğü, şirketler grubunun 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremler dönemindeki hasar için planladığı tadilatı, bölgeyi kalkındıracak yeni yatırım projesi olarak duyurduğu kaydedildi.

Şirketler grubunun finans medyasında yaptıkları reklamların yanıltıcı olduğu, yatırımcıların iştahını kabartacak karlılık ifadelerinin ve kamuoyunda saygı uyandıran kişilerin kasıtlı olarak ön plana çıkarıldığı iddianamede ifade edildi.

“Nihat Özçelik’in baykuş ile özdeşleşmesi tesadüf değil”

İddianamede, “Kendisini gizleyebilmesi ve sessiz hareket etmesiyle bilinen baykuşun finans piyasalarında şüpheli Nihat Özçelik ile özdeşleşmesinin tesadüf olmadığına” yer verildi.

Özçelik’in manipülasyon için kullandığı ekipleri birbirinden ayrı tuttuğu, şüphelinin danışmanlık, varlık barışı ve hisse ortaklığına dayandırdığı büyük serveti ve lüks yaşantısının orantısız olduğu, Özçelik’in şifrelerini vermemesi nedeniyle inceleme konusuna dair dijital materyallerin tespit edilemediği, şüphelinin geçmiş yargılamalarından edindiği tecrübelerle suç örgütünü ve delillerini gizlemeye çalıştığı iddianamede kaydedildi.

İddianamede, Özçelik’in finansal işlem hacminin ve sıklığının 2021’den itibaren beyan ettiği mesleki ve mali profiliyle bütünüyle uyumsuz şekilde olağanüstü artış gösterdiği, şüphelinin 2008’den beri ortağı olduğu ve 2012-2023 arasında faaliyetlerinden sürekli zarar eden “Meridyen Holding AŞ” hesaplarına 5 Mart 2021’de aniden 788 milyon 600 bin 300 lira yatırıldığının tespit edildiği aktarıldı.

Bu tutarın aynı gün şahsi hesaplara ve ardından borsa işlemlerinde kullanılmak üzere şirket hesaplarına aktarıldığı, üçüncü kişiler adına taşınmaz tescilleri yapıldığı vurgulandı.

Örgüt 3 grupta yapılandırıldı

Savcılık, örgütü “çantacılar”, “bordrolular” ve “iş ilişkisindekiler” olmak üzere üç grup halinde sınıflandırdı.

İddianamede şu ifadeler yer aldı:

“Tespit edilen somut PAMEL manipülasyonunda Özçelik, Sinan Demirbaş ile doğrudan dirsek teması halindedir. Sinan Demirbaş ve kardeşi Kenan Demirbaş’ın, kuzenleri, akrabaları ve bireysel çevrelerini kullanarak PAMEL kodunun açılış-kapanış gün içi hareketlerini belirleyip kasti olarak zararına satışlar ve alımlar yaparak küçük yatırımcı davranışlarına yön verdiği görülmüştür.”

Küçük yatırımcı zarara uğratıldı

İddianamede, özellikle PAMEL ve INVES hisselerinde yapılan işlemlerin yatırımcıları yanıltmaya ve yapay piyasa oluşturmaya yönelik olduğu belirtildi.

Elde edilen gelirlerin paravan şirketler, hesap transferleri ve gayrimenkul alımlarıyla aklandığı ifade edildi.

Tanık S.İ. ifadesinde, şirketlerin gerçek sahibinin Nihat Özçelik olduğunu belirtti.

34 yıla kadar hapis talebi

İddianamede, Nihat Özçelik ve Reha Çırak hakkında 16 yıldan 34 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Diğer 39 şüpheli hakkında ise 5 yıldan 24 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası istendi.

İddianame değerlendirilmek üzere Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.