ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikasına ilişkin uluslararası basında dikkat çeken yorumlar gelmeye devam ediyor. İngiliz gazetesi The Guardian’da yayımlanan analizde, Trump’ın uzun süredir kullandığı tehdit ve geri çekilme stratejisinin artık hem diplomatik zeminde hem de finansal piyasalarda eski karşılığını bulmadığı değerlendirildi.
Analizde, Wall Street’ten Beyaz Saray çevrelerine kadar uzanan tartışmalarda bu hafta öne çıkan kavramlardan birinin “TACO” söylemi olduğu belirtildi. Bu ifade, Trump’ın sert çıkışlar yaptıktan sonra geri adım atma eğilimini tanımlayan “Trump Always Chickens Out” yaklaşımına gönderme olarak yorumlandı. Guardian’ın piyasa haber akışında da yatırımcıların Trump’ın son İran açıklamalarını artık daha temkinli karşıladığına dikkat çekildi.
Trump’ın İran’ın sivil enerji altyapısını hedef alabileceği yönündeki çıkışlarının piyasalarda sert dalgalanma yarattığı aktarıldı. Son günlerde Brent petrolün 110 doların üzerine çıktığı, bazı seanslarda 112 dolar bandının da görüldüğü, buna karşılık hisse senedi piyasalarında baskının arttığı bildirildi. Reuters’ın enerji analizine göre savaşın başlamasından bu yana Brent petrolde yüzde 50’yi aşan yükseliş görüldü ve fiyat bir noktada 119 doların üzerine kadar çıktı.
Guardian’ın değerlendirmesine göre Trump daha sonra İran’la görüşmelerin iyi gittiğini söyleyerek saldırı tehdidini öteledi ve bu açıklama kısa süreli bir piyasa rahatlaması yarattı. Nitekim Guardian’ın 25 Mart tarihli piyasa haberinde, “15 maddelik İran barış planı” beklentisiyle hisselerin yükseldiği ve petrolün bir süre 100 dolar civarında dengelendiği aktarıldı. Ancak bu iyimserliğin kalıcı olmadığı, çünkü Tahran’dan gelen açıklamaların müzakere anlatısını desteklemediği vurgulandı.
Analizde asıl dikkat çekilen nokta ise Trump’ın söylemleriyle sahadaki gerçeklik arasındaki makasın açılması oldu. İranlı yetkililerin görüşmelerin verimli geçtiği yönündeki Amerikan söylemine mesafeli durması ve bölgedeki gerilimin devam etmesi, piyasalarda güven kaybını artıran başlıklar arasında gösterildi. Business Insider’ın aktardığı Barclays değerlendirmesinde de yatırımcıların “Trump put” olarak bilinen, başkanın sözlü müdahalelerle piyasaları destekleme kapasitesine artık eskisi kadar inanmadığı belirtildi.
The Guardian analizinde, Trump’ın aşırı tehditler savurup ardından geri çekilmesinin ona bir etki gücü yanılsaması sağlayabileceği, ancak artık İran’daki gelişmeleri belirleme kapasitesinin sınırlı hale geldiği savunuldu. Gazetenin kullandığı çerçeveye göre, kontrolün giderek daha fazla sahadaki askeri dinamiklere ve enerji akışını etkileyen faktörlere geçtiği öne çıkarıldı. Bu değerlendirme, Reuters’ın Hürmüz Boğazı ve İran savaşının petrol ve doğalgaz akışları üzerindeki etkisine dair analizleriyle de örtüşüyor. Reuters, Hürmüz güzergâhındaki risklerin küresel enerji piyasası için ana baskı unsurlarından biri olduğunu bildirdi.
Analize göre İran, askeri baskıya rağmen tamamen savunmada kalan bir aktör görünümü vermiyor. Guardian, Tahran’ın bölgesel enerji akışı üzerindeki etkisini stratejik koz olarak elinde tuttuğunu savunurken, Reuters da Hürmüz Boğazı’ndan küresel petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiğini aktardı. Bu nedenle İran’la yaşanan her yeni gerilim dalgası, yalnızca askeri değil ekonomik sonuçlar da üretiyor.
The Guardian’ın vardığı sonuçta, Trump’ın önündeki seçeneklerin giderek daraldığı vurgulandı. Analize göre İran’ın geri adım atması için güçlü bir motivasyon görünmezken, Washington’un da kara harekâtı gibi çok daha maliyetli bir seçenek dışında sahayı hızla değiştirecek belirleyici bir hamle üretmesi kolay görünmüyor. Bu çerçevede gazete, Trump’ın sivil hedefleri vurma tehdidinin ya ne yapacağını bilmediğini ya da nasıl yapacağını henüz netleştiremediğini düşündürdüğünü savundu.
Guardian’ın analizi, son günlerde hem piyasa haberlerinde hem de diplomatik değerlendirmelerde öne çıkan ortak bir eğilimi yansıtıyor: İran krizi büyüdükçe, Trump’ın sadece söylemle yön verdiği dönem geride kalıyor. Bundan sonraki süreçte savaşın rotasını, Beyaz Saray açıklamalarından çok sahadaki askeri denge, İran’ın stratejik hamleleri ve enerji piyasalarının kırılganlığı belirleyecek gibi görünüyor.




