Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Piyasalar sallandı, altına talep patladı

Piyasalardaki sert satış dalgası altın ve gümüşü aşağı çekerken, Kapalıçarşı’da yatırımcı döviz bozdurup altına yöneldi. Trump’ın “erteleme” açıklaması sonrası ise kıymetli metallerde kayıpların bir bölümü geri alındı.

Piyasalardaki sert satış dalgası altın ve gümüşü aşağı çekerken, Kapalıçarşı’da

Sert satışlar altın ve gümüşü vurdu

Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanma, yeni haftanın ilk işlem gününde kıymetli metalleri de sert biçimde etkiledi. Geçen hafta başlayan düşüş dalgası, dün sabah saatlerinde altın ve gümüşte en sert seviyelerden birine ulaştı. Gram altın bankaların satış kanallarında 6 bin liranın altını görürken, ons altında da hızlı geri çekilme yaşandı.

Yeni yıla 4 bin 321 dolar seviyesinden başlayan ons altın, 29 Ocak’ta 5 bin 600 doların üzerine çıkarak rekor kırmıştı. Ancak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının dördüncü haftasına girmesi, petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde tutunması ve buna bağlı enflasyon endişelerinin güçlenmesiyle tablo tersine döndü. Altının ons fiyatı haftaya yüzde 6’nın üzerinde değer kaybederek 4 bin 200 doların altını gördü, ardından gün içindeki toparlanmayla yeniden 4 bin 350 dolar bandına çıktı.

Kapalıçarşı’da altın kuyruğu oluştu

Yurt içi piyasalarda ise yatırımcılar sert düşüşü alım fırsatı olarak değerlendirdi. Dün sabah saatlerinde altın fiyatlarındaki gerilemeyle birlikte Kapalıçarşı’da yoğunluk yaşandı. Elindeki dövizi bozduran çok sayıda kişi, gram ve çeyrek altın almak için kuyumcuların önünde sıraya girdi.

Büyük altın üreticilerinin önünde 30 metreyi bulan kuyruklar oluşurken, yatırımcıların önemli bölümü fiyatlardaki geri çekilmeyi kısa vadeli fırsat olarak gördü. Kuyrukta bekleyen vatandaşlardan bazıları, dolar bozdurarak altına yöneldiklerini, bazıları ise düşüşü kaçırmak istemediklerini söyledi.

Trump’ın açıklaması yönü değiştirdi

Günün seyrini değiştiren başlıklardan biri de ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırılara ilişkin “5 gün erteleme” talimatı oldu. Bu açıklamanın ardından ons altın gün içinde 4 bin 260 dolar seviyesinden 4 bin 390 dolara kadar yükseldi. Böylece sabah saatlerinde derinleşen kayıpların bir bölümü telafi edildi.

Aynı dalgalanma petrol piyasasında da görüldü. Brent petrol 110 doların üzerindeki seyrinden gün içinde 90 dolara kadar çekildi. Ancak açıklamanın etkisinin azalmasıyla yeniden 100 dolar civarında fiyatlanmaya başladı. WTI ham petrol ise aynı dakikalarda 87,75 dolar seviyesinde işlem gördü.

Gümüşte baskı daha sert hissedildi

Altındaki düşüşe paralel şekilde gümüşte de sert hareketler yaşandı. Ons gümüş güne 61 dolardan başlarken, gün içinde 67 dolara kadar yükseldi. Ancak sektör temsilcileri, gümüşteki satış baskısının altına kıyasla daha sert hissedildiğine dikkat çekti.

GÜMSİAD Başkan Yardımcısı Mustafa Özcan, zirveden yarı yarıya düşen gümüşte baskının ağır hissedildiğini belirterek, merkez bankalarının enerji maliyetleri ve likidite ihtiyacı nedeniyle değerli metalleri satışa yöneldiğini ifade etti. Özcan’a göre altının yanı sıra gümüş ve platin gibi diğer kıymetli metaller de bu süreçten doğrudan etkilendi.

“Güvenli liman” bu kez likit kaynağa dönüştü

Analistlere göre bu kez piyasalarda alışılmış güvenli liman refleksi tam olarak çalışmadı. Hisse senedi piyasalarındaki sert kayıplar, yatırımcıları diğer varlıklardaki teminat açıklarını kapatmak için yüksek likiditeye sahip altın pozisyonlarını nakde çevirmeye itti. Bu nedenle altın, geçici olarak güvenli liman olmaktan çok “likidite kaynağı” gibi kullanıldı.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle Brent petrolün bir süre 110 doların üzerinde seyretmesi, nakliye ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonist baskıyı büyüttü. Bu tablo, merkez bankalarının faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini güçlendirdi. Güçlenen dolar da faiz getirisi olmayan altın ve gümüş üzerindeki baskıyı artırdı.

Asya’dan Avrupa’ya sert dalga

Ortadoğu’daki savaşın dördüncü haftasına girilmesi ve enerji tesislerine yönelik yeni saldırı tehditleri, haftanın ilk işlem gününde küresel piyasalarda sert satışlara yol açtı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,8, Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 5,5’in üzerinde geriledi.

ABD’de enflasyonun hızlanabileceği beklentileri güçlenirken, bu yıl için Fed’den faiz indirimi beklentileri de büyük ölçüde fiyatlamalardan çıktı. Avrupa tarafında da enerji fiyatları kaynaklı enflasyon baskısı, Avrupa Merkez Bankası’nın gelecek toplantısında daha şahin bir adım atabileceği beklentilerini öne çıkardı.

Uzmanlar ne diyor?

Hoşgör Pırlanta’nın sahibi Ceyhan Hoşgör, savaş ortamında altının normal şartlarda yükselmesi gerektiğini ancak mevcut tablonun “petrol savaşı” niteliği taşıdığını savundu. Hoşgör, bu nedenle merkez bankalarının petrol finansmanı için altın sattığını, bireysel yatırımcının ise bunu alım fırsatı olarak gördüğünü söyledi.

Kapalıçarşı kuyumcularından Nazar Özsahakyan ise altında kısa vadede yatay ve zayıf bir görünüm beklendiğini, ancak uzun vadede altının yeniden eski zirvelerini test edeceği görüşünü dile getirdi. Özsahakyan’a göre altın yatırımında asıl fark, kazancın zamanı ve büyüklüğünde ortaya çıkıyor.

Fatih Birol’dan enerji krizi uyarısı

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da Ortadoğu’daki savaşın yol açtığı enerji krizinin küresel ekonomi için büyük tehdit oluşturduğunu söyledi. Birol, hiçbir ülkenin bu etkilerden muaf olmayacağını vurgularken, mevcut tabloyu 1970’lerdeki petrol krizleri ve 2022’deki doğal gaz krizinin birleşimi gibi değerlendirdi.

Birol’un açıklamalarına göre bölgede en az 40 enerji tesisi, 9 farklı ülkede ciddi ya da çok ciddi hasar gördü. Bu durumun enerji arzı, enflasyon ve küresel büyüme açısından baskıyı artırdığı belirtiliyor.

Piyasa ne bekliyor?

Analistler, önümüzdeki kısa vadeli yönün büyük ölçüde Trump yönetiminin İran’daki enerji altyapısına yönelik tehditleri hayata geçirip geçirmeyeceğine bağlı olduğunu belirtiyor. Jeopolitik tansiyonun yükselmesi halinde altında teknik tepki alımlarının hızlanabileceği, gerilimin düşmesi halinde ise dalgalı ve yatay seyrin sürebileceği değerlendiriliyor.

Piyasadaki genel görüş, altının kısa vadede baskı altında kalsa da uzun vadede yeniden yönünü yukarı çevirebileceği yönünde şekilleniyor. Bu nedenle piyasa aktörleri hem jeopolitik haber akışını hem de enerji fiyatlarındaki oynaklığı yakından izliyor.