ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında Buşehr eyaletindeki petrol rafinerileri ile gaz sahalarının hedef alınması, bölgedeki çatışmayı askeri alanın ötesine taşıdı. İran’daki kritik enerji tesislerine art arda düzenlenen saldırılar, yalnızca savaşın şiddetini artırmakla kalmadı, aynı zamanda Körfez hattında çok daha geniş bir bölgesel krizin kapısını araladı.
İran yönetimi, saldırıların ardından son derece sert bir açıklama yaptı. Tahran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’daki ABD ile bağlantılı petrol tesislerinin hedef alınabileceğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri, hedef listesinin güncellendiğini belirterek, yalnızca ABD üslerinin değil, ABD ile irtibatlı petrol tesislerinin de vurulacağını söyledi. Bölge halkına da bu tesislerden uzak durulması yönünde açık uyarı yapıldı.
Enerji tesislerine saldırı savaşın seyrini değiştirdi
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkedeki enerji tesislerinin vurulmasının tüm dünyayı etkileyebilecek, kontrol edilemez sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Bu açıklama, saldırıların yalnızca İran-İsrail-ABD hattında kalmayabileceğini, küresel enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından da çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu.
ABD ile İsrail, İran’da gaz sahasını da vurdu. Birleşik Arap Emirlikleri ise bu saldırıları “küresel enerji güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanış” olarak değerlendirdi. Bu vurgu, savaşın artık doğrudan petrol, doğalgaz ve rafineri altyapılarını hedef alan bir boyuta geçtiğini gösterdi.
Riyad’da art arda büyük patlamalar
Günün en dikkat çekici gelişmelerinden biri Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da yaşandı. Suudi Arabistan’ın Riyad’a füze saldırısı düzenlendiğini açıklamasının hemen ardından kentte art arda patlamalar meydana geldi. Gökyüzünde ateş izleri ve siyah dumanların yükseldiği bildirildi.
Riyad’daki patlamalar sırasında alarm sistemleri defalarca devreye girdi, oteller boşaltıldı ve insanlar sığınaklara yönlendirildi. Patlama seslerinin çok yüksek olduğu, tehlike seviyesinin de son derece yüksek seyrettiği aktarıldı. İran tarafından da Riyad’daki ABD savaş uçaklarının yakıt deposunun vurulduğu yönünde açıklama yapıldığı belirtildi.
Katar da vuruldu
Öte yandan, QatarEnergy, bu akşam Ras Laffan Sanayi Bölgesi’nin füze saldırılarının hedefi olduğunu açıkladı. Şirket, saldırı sonrası çıkan yangınlara müdahale için acil ekiplerin hızla bölgeye sevk edildiğini, saldırıda büyük çaplı hasar oluştuğunu bildirdi. 5 balistik füze atıldığı, 4 füzenin hava savunma sistemi tarafından engellendiği, 1 füzenin ise tesisleri vurduğu belirtilen açıklamada, tüm personelin durumunun kontrol edildiği ve şu ana kadar herhangi bir can kaybının tespit edilmediği belirtildi.
Konuya ilişkin Katar Dışişleri Bakanlığından da bir açıklama yapıldı.
Katar Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, “Katar Devleti, Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ni hedef alan ve tesiste önemli hasara yol açan yangınlara neden olan İran’ın açık saldırısını şiddetle kınamakta ve lanetlemektedir.
Katar bu saldırıyı tehlikeli bir tırmanış, egemenliğinin açık bir ihlali ve ulusal güvenliğine ve bölgesel istikrara yönelik doğrudan bir tehdit olarak değerlendirmektedir.
Bakanlık, Katar Devleti’nin yanıt verme hakkını saklı tuttuğunu bir kez daha vurgulamaktadır.” dendi.
İsrail: İran’da 200’den fazla hedef vuruldu
İsrail ordusu ise son 24 saatte İran’ın orta ve batı kesimlerinde 200’ün üzerinde hedefin vurulduğunu öne sürdü. Yazılı açıklamada, saldırılara düzinelerce savaş uçağının katıldığı, savunma sistemleri, balistik füze rampaları, insansız hava aracı depoları ile silah üretim tesislerinin hedef alındığı iddia edildi.
Bu açıklama, savaşın artık sınırlı ve noktasal saldırılar düzeyini aştığını, çok geniş bir hedef listesiyle sürdürülen kapsamlı bir hava harekâtına dönüştüğünü gösterdi.
Hamaney’den sert mesaj
İran dini lideri Mücteba Hamaney, saldırılarda hayatını kaybeden Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani için yayımladığı taziye mesajında çok sert ifadeler kullandı. Hamaney, Laricani’nin öldürülmesini İran devlet yapısına yönelik doğrudan saldırı olarak nitelendirirken, “katillerin en kısa sürede bedel ödeyeceğini” söyledi.
Bu açıklama, Tahran’ın yalnızca savunma değil, daha geniş çaplı misilleme hazırlığında olduğu yorumlarını da güçlendirdi.
Çatışma Lübnan, Suriye ve Irak hattına da yayıldı
Gelişmeler yalnızca İran ve Körfez’le sınırlı kalmadı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan’da Litani Nehri üzerindeki iki köprünün vurulduğunu ve bunun Beyrut yönetimine “açık mesaj” niteliği taşıdığını söyledi.
Suriye’nin güneyindeki Dera ilinde İran’a ait üç insansız hava aracının düştüğü bildirildi. Birleşmiş Milletler ise İran ve Lübnan’dan atılan füze ve İHA’ların Suriye hava sahasında engellenmesi ve enkaz parçalarının düşmesi nedeniyle sivil kayıp ve yeni gerilim riski oluştuğu uyarısında bulundu.
İspanya da NATO misyonu kapsamında Irak’ta bulunan askeri personelinin tahliyesi için hazırlık yaptığını açıkladı. Bu adım, çatışmanın etkilerinin yalnızca cephe hattıyla sınırlı görülmediğini, bölgedeki yabancı askeri varlıkları da doğrudan etkilediğini gösterdi.
Bölgesel savaş riski büyüyor
Yaşanan son gelişmeler, İran-ABD-İsrail hattındaki çatışmanın artık yalnızca karşılıklı saldırılar düzeyinde değerlendirilmesini zorlaştırıyor. Petrol rafinerileri, gaz sahaları, köprüler, füze rampaları ve askeri altyapıların hedef alınması; savaşın enerji, ulaşım ve diplomasi başlıklarını aynı anda kriz alanına çevirdiğini ortaya koyuyor.
Riyad’da yaşanan patlamalar ve İran’ın Körfez’deki üç ülkeye yönelik tehdidi ise çatışmanın bölgesel savaşa dönüşme riskini daha da artırdı. Özellikle enerji merkezlerinin hedefe girmesi, bundan sonraki süreçte sadece askeri değil ekonomik ve siyasi sonuçların da çok daha sert hissedileceğine işaret ediyor.





