Küba’da derinleşen enerji krizi sokaktaki öfkeyi büyüttü. Yerel basına ve uluslararası ajanslara yansıyan bilgilere göre, ülkenin orta kesimindeki Morón kentinde sokağa çıkan bir grup gösterici, uzun süredir devam eden elektrik kesintileri ile yakıt yetersizliğini protesto etti. Eylem sırasında Küba Komünist Partisi’nin yerel merkezinde hasar oluştu, bina kısmen ateşe verildi.
Associated Press’in aktardığına göre protestocular parti binasına girerek evrak, bilgisayar ve bazı mobilyaları dışarı çıkardı; resepsiyon bölümündeki eşyaların bir kısmı ateşe verildi. Olaylarda çevredeki bazı iş yerlerinin de zarar gördüğü, polis tarafından 5 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Küba İçişleri Bakanlığı’nın olayla ilgili soruşturma başlattığı belirtildi.
Enerji krizi protestoları büyüttü
Küba’da son aylarda elektrik kesintileri, akaryakıt yetersizliği ve temel ihtiyaç maddelerindeki sıkıntılar ülke genelinde toplumsal gerilimi artırmış durumda. AP’ye göre hükümet, son huzursuzluğun arkasında ağırlaşan elektrik kesintileri ve gıda tedarik krizinin bulunduğunu kabul ediyor. Başkent Havana’da da son dönemde mahallelerde tencere-tava protestoları düzenlendiği aktarılıyor.
Krizin dış boyutunda ise ABD’nin yeni baskı adımları öne çıkıyor. Beyaz Saray’ın 29 Ocak 2026 tarihli açıklamasına göre Donald Trump, Küba’ya petrol satan ya da sağlayan ülkelerden gelen mallara ek gümrük yaptırımı uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı; karar 30 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Reuters ve AP, bu adımın Küba’nın enerji krizini daha da ağırlaştırdığına dikkat çekti.
Hükümet ile Washington arasında temas iddiası
Reuters’ın 13 Mart 2026 tarihli haberine göre Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, yönetimin Washington ile temas halinde olduğunu doğruladı. Haberde, ülkenin üç aydır düzenli petrol sevkiyatı alamadığı, bunun da elektrik üretimi, ulaşım ve sağlık hizmetleri üzerinde ağır baskı yarattığı belirtildi.
Morón’daki parti ofisine yönelik saldırı, bu nedenle yalnızca yerel bir asayiş olayı değil, Küba’daki ekonomik darboğazın ve enerji krizinin siyasi sisteme yönelen toplumsal tepkiye dönüşmesinin yeni işaretlerinden biri olarak görülüyor. Elektrik kesintileri ve yakıt sıkıntısı hafiflemezse, benzer protestoların başka kentlere yayılması ihtimali de güçlenebilir.




