Uluslararası Enerji Ajansı, 32 üye ülkenin acil durum petrol stoklarından piyasaya sunulacak 400 milyon varillik rezervin uygulama detaylarını açıkladı. Ajansın duyurusuna göre, 11 Mart’ta varılan uzlaşının ardından ülkeler kendi uygulama planlarını IEA’ya iletti ve stokların kademeli biçimde piyasaya verilmesi kararlaştırıldı.
Açıklanan takvime göre Asya-Okyanusya bölgesindeki IEA üyesi ülkeler petrol stoklarını piyasaya hemen sunmaya başlayacak. Amerika kıtası ile Avrupa’daki üye ülkelerin katkıları ise mart ayının sonundan itibaren devreye girecek. Bu dağılımın, ulusal koşullar ve lojistik hazırlıklara göre şekillendirildiği belirtildi.
IEA verilerine göre toplam 400 milyon varillik stok salımının yüzde 72’sini ham petrol, yüzde 28’ini ise petrol ürünleri oluşturuyor. Toplam hacmin 271,7 milyon varili kamuya ait stratejik rezervlerden, 116,6 milyon varili zorunlu endüstri stoklarından, 23,6 milyon varili ise diğer kaynaklardan sağlanacak. Bölgesel dağılımda Amerika 195,8 milyon varille en büyük katkıyı verirken, Asya-Okyanusya 108,6 milyon varil, Avrupa ise 107,5 milyon varille plana dahil oldu.
Plan kapsamında ABD’nin stratejik petrol rezervlerinden 172,2 milyon varil piyasaya sunulacak. Reuters’ın aktardığına göre Washington yönetimi bu salımı gelecek hafta başlatmayı ve yaklaşık dört ay boyunca sürdürmeyi öngörüyor. Asya-Okyanusya cephesinde Japonya’nın da yaklaşık 80 milyon varillik serbest bırakma planı küresel girişimin önemli ayaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Avrupa tarafında stratejik rezervler ve yükümlü endüstri stokları üzerinden katkı sağlanırken, Kanada’nın yerli üreticiler aracılığıyla 23,6 milyon varillik ek destek vereceği bildirildi. Böylece acil stok salımının yalnızca devlet rezervlerine değil, özel sektör ve üretici katkılarına da dayanan çok ayaklı bir mekanizmayla yürütüldüğü ortaya çıktı.
400 milyon varillik serbest bırakma kararı, IEA tarihindeki altıncı koordineli acil durum rezerv kullanımı oldu. Ajans daha önce 1991, 2005, 2011 ve Rusya-Ukrayna savaşının ardından iki kez 2022’de benzer adımlar atmıştı. Ancak mevcut karar, hacim bakımından kurum tarihindeki en büyük müdahale olarak kayda geçti.
Bu adımın arka planında, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların büyük ölçüde aksamasıyla derinleşen arz şoku bulunuyor. Reuters’a göre Hürmüz’de yaşanan kesinti küresel petrol arzında mart ayında yaklaşık 8 milyon varillik günlük kayba yol açtı. Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları da çatışmaların başlamasından bu yana sert yükselerek son yılların en yüksek seviyelerine çıktı.
Buna karşın uzmanlar, rekor düzeydeki bu rezerv salımının piyasaya yalnızca kısa vadeli rahatlama sağlayabileceği görüşünde. Reuters analizine göre 400 milyon varillik hacim büyük görünse de, Hürmüz kaynaklı uzun süreli bir kesinti devam ederse bu müdahale tek başına yeterli olmayabilir. Bu nedenle enerji piyasalarında kalıcı normalleşmenin, yalnızca stok salımıyla değil bölgedeki çatışma riskinin azalmasıyla mümkün olabileceği değerlendiriliyor.




