İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, katıldığı “Cambiemos el Futuro” etkinliğinde Orta Doğu’daki savaşa ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını destekleyen sağ ve aşırı sağ partileri hedef alarak, yangını büyütenlerin sonrasında ortaya çıkan sonuçlardan şikayet etmeye hakkı olmadığını söyledi.
Sanchez, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Devletin tüm imkanlarını halkımızın hizmetine sunacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Onları, hükümetimizin asla desteklemediği İran’daki savaştan korumak için yapacağız. Buradan sağ partilere ve aşırı sağa sesleniyorum: Dünyayı ateşe verenleri destekliyorsunuz ama sonra da çıkan yangından şikayet etmeye hakkınız yok. Hem bir tarafı destekleyip hem de sonrasında olanlardan yakınamazsınız. Aynı anda hem ateşe körükle gidip hem de yanıyoruz diyemezsiniz. En doğru ve en az maliyetli yol, savaşa karşı çıkmak ve bu savaşın bir an önce bitmesini sağlamaktır. Hem de hemen.” Bu sözler, Sanchez’in son günlerde tekrarladığı savaş karşıtı çizgiyle uyumlu bir siyasi duruş olarak öne çıktı.
İspanya Başbakanı, daha önce de ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalesini “olağanüstü bir hata” olarak nitelendirmiş, Madrid yönetiminin pozisyonunu açık biçimde “savaşa hayır” sözleriyle ifade etmişti. İspanyol hükümeti, bu süreçte askeri üslerin kullanımına ve savaşa destek görüntüsüne karşı mesafeli bir tutum aldı.
Sanchez’in son çıkışı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya’yı sert biçimde eleştirdiği bir dönemde geldi. Washington ile Madrid arasında, İran savaşı nedeniyle ortak kullanılan askeri üsler ve savunma politikaları üzerinden diplomatik gerilim yaşanıyor. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise iki ülke ilişkilerinin sürdüğünü ancak Madrid’in kendi çizgisini koruduğunu söyledi.
İspanya yönetimi ayrıca son günlerde İsrail ile diplomatik gerilim yaşayan Avrupa ülkeleri arasında yer aldı. Madrid, Tel Aviv büyükelçisini kalıcı olarak geri çekti ve İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarına karşı daha sert bir siyasi çizgi benimsedi. Bu tablo, Sanchez’in konuşmasının yalnızca iç politikaya değil, aynı zamanda İspanya’nın dış politika hattına da doğrudan yansıdığını gösteriyor.




