İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana yaptığı ilk geniş açıklamalardan birinde, çatışmaların Ortadoğu’nun geleceğini yeniden şekillendirdiğini öne sürdü. Netanyahu’nun konuşmasında kullandığı dini göndermeler, özellikle “krallığa ulaşacağız” ve “Mesih’in dönüşüne tanıklık edeceğiz” sözleri nedeniyle uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Netanyahu, İsrail’in kuruluşundan bu yana bir savaştan diğerine geçtiğini savunarak, mevcut savaşın ardından ülkesinin “her zamankinden daha güçlü” hale geldiğini söyledi. Al Jazeera’nın aktardığına göre Netanyahu, ABD-İsrail saldırılarının İran’ın nükleer ve balistik kapasitesine ağır darbe vurduğunu iddia etti.
Konuşmasında İran halkına da seslenen Netanyahu, ülkede “yeni bir özgürlük vaktinin” yaklaşmakta olduğunu öne sürdü. Ancak İran’da rejim değişikliğinin dış müdahaleyle garanti edilemeyeceğini belirterek, “Birini suya götürebilirsiniz ama içmeye zorlayamazsınız” anlamına gelen ifadeler kullandı. Bu bölüm, bölgedeki çatışmanın yalnızca askeri değil, siyasi sonuçlar da hedeflediği yönünde yorumlandı.
Netanyahu’nun “Mesih” vurgusu ise özellikle Kudüs ve Mescid-i Aksa çevresindeki hassasiyetler nedeniyle ayrı bir tartışma başlattı. Middle East Eye, Netanyahu’nun açıklamasını doğrudan “krallığa ulaşmak” ve “Mesih’in dönüşüne erişmek” sözleriyle aktardı. Bu söylem, İsrail iç siyasetindeki dini-milliyetçi çizginin savaş söylemine daha açık biçimde yansıdığı değerlendirmelerine yol açtı.




