Ramazan ayının 20. gününe ulaşmanın huzuru ve şükrü içindeyiz. Rahmet, mağfiret ve sabır ikliminde ilerlediğimiz bu mübarek günlerde; ayetlerin ışığında, hadislerin rehberliğinde ve duaların sükûnetinde gönüllerimizi diri tutmaya devam ediyoruz. Mübarek Ramazan’ın 20. gününde, Asr Suresi’nin insana zamanın kıymetini ve kurtuluşun yolunu hatırlatan mesajı eşliğinde; sabrın, hakkın ve salih amelin önemini bir kez daha idrak ediyoruz.
Ayet
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
“Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”
Asr Suresi’nin meali ne güzel hakikati dile getirir.
Hadis
Allah Resûlü Hz. Muhammed (S.A.V.) şöyle buyurdu:
“Müminin durumuna hayret edilir. Çünkü onun her işi hayırdır. Bu hâl, yalnızca mümine mahsustur. Eğer bir nimete kavuşursa şükreder; bu onun için hayır olur. Eğer bir sıkıntıya uğrarsa sabreder; bu da onun için hayır olur.”
Allah Resûlü Hz. Muhammed (S.A.V.) ne güzel buyurmuştur.
(Müslim, Zühd, 64; Dârimî, Rikâk, 61)
Dua
Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ibadete layık ilah yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim sözde ve vaadde durmaya çalışıyorum. İşlediğim kusurların şerrinden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri minnetle anar, günahımı itiraf ederim. Beni affet. Şüphesiz günahları Senden başka affedecek yoktur.
Allah’ım, kudretinin korumasıyla beni düşmanların tuzaklarından koru.
Lutfunla beni kötülerin suikastından kurtar.
Kuvvetlilerin kahrından, zâlimlerin zulmünden, hasetçi idârecilerin tuzağından, fesatçı kötülerin iftiralarından, zarar veren şerlilerin aleyhime gülmelerinden Sana sığınırım.
Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
Allah’ım, ölümü hayâta tercih ettirecek belâdan/malın az olup âilenin kalabalık olmasından, dünyevî ve uhrevî kötülüğe sebep olan ve helâke sürükleyen hâllerden, âkıbetin kötü olmasından ve buna yol açan ahvâlden ve bir de düşmanlarımızı sevindirecek belâlara uğramaktan Sana sığınırız.
Allah’ım, bizi gadabınla öldürme, azâbınla helâk etme, bunlardan önce bize âfiyet ver.
(Üç defâ: Ey ayıpları örten Settâr, benim ayıplarımı da ört); zâtını gizlediğin setrin ile ört, rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi.
Allah’ım, azgınlık ve taşkınlıktan, felçten, âniden gelen karanlık fitnelerden ve dar geçimden Sana sığınırız.
Allah’ım, bizi en geniş ve en hoş yaşantı ile, en mes’ûd ve en uzun ömürle ve en faydalı azıkla rızıklandır.
Âmin.

İmam Mâtürîdî
Hayatı ve ilmî kişiliği
Mâtürîdî, adını bugün Özbekistan sınırları içinde bulunan Semerkant yakınlarındaki Mâtürîd bölgesinden alan büyük bir İslam âlimidir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, hicrî üçüncü yüzyılın ilk yarısında dünyaya geldiği ve miladî 944 yılı civarında vefat ettiği kabul edilmektedir. Abbâsî merkezî otoritesinin zayıfladığı, buna karşılık Mâverâünnehir’de Sâmânoğulları’nın etkili olduğu bir dönemde yaşamıştır.
Kaynaklarda hayatına dair ayrıntılı bilgi sınırlı olsa da, onun özellikle kelâm, tefsir, fıkıh ve usûl alanlarında derin iz bırakan bir âlim olduğu konusunda güçlü bir ittifak vardır. Mâtürîdî, hem aklı hem nakli birlikte değerlendiren yöntemiyle Ehl-i sünnet düşüncesinin en önemli kurucu isimlerinden biri kabul edilir.
Kökeni ve aidiyeti
Mâtürîdî’nin soyuna ilişkin farklı rivayetler bulunmakla birlikte, onun Ebû Eyyûb el-Ensârî soyundan geldiği yönündeki iddialar sağlam delillere dayanmamaktadır. Eserlerindeki dil, üslûp ve yaşadığı coğrafyanın sosyal yapısı dikkate alındığında Türk asıllı olduğu yönündeki değerlendirmeler daha güçlü görünmektedir.
Arapça’yı ilmî dil olarak kullanmış, yaşadığı çevrede yaygın olan Farsça’ya da aşina olmuştur. Bununla birlikte eserlerinde görülen ifade tarzı, Arapça’yı sonradan öğrenmiş büyük bir âlimin zihnî derinliğini ve kurucu aklını yansıtır.
İlmî çevresi ve öğrencileri
Mâtürîdî, Hanefî ilim geleneği içinde yetişmiş; başta Ebû Nasr el-İyâzî olmak üzere dönemin önemli âlimlerinden ders almıştır. Kendisinden de Ebû’l-Hasan er-Rüstüfağnî, Abdülkerîm el-Pezdevî ve başka birçok isim istifade etmiştir. Böylece yalnızca kendi dönemini değil, sonraki asırları da etkileyen bir düşünce halkası oluşturmuştur.
Vefatı ve kabri
Mâtürîdî’nin Semerkant’ta vefat ettiği ve Çâkerdîze Mezarlığı’na defnedildiği bilinmektedir. Zamanla mezarının bulunduğu yer farklı dönemlerde tahrip olmuş, daha sonra yeniden düzenlenerek türbe ve külliye haline getirilmiştir. Bugün Semerkant’ta adına inşa edilmiş yapı, onun ilmî mirasının sembol mekânlarından biridir.
Kelâm alanındaki yeri
Mâtürîdî, İslam düşünce tarihinde özellikle kelâm ilmindeki kurucu rolüyle öne çıkar. Birçok kaynak Sünnî kelâmın kurucusu olarak Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’yi zikretse de, günümüze ulaşan sistematik eserler dikkate alındığında Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin bu alandaki öncü konumu açık biçimde görülmektedir.
Onun Kitâbü’t-Tevhîd adlı eseri, bilgi teorisinden ulûhiyyete, nübüvvetten ahirete kadar Sünnî kelâmın ana çerçevesini sistemli biçimde ele alan temel metinlerden biridir.
Bilgi anlayışı
Mâtürîdî’ye göre bilgiye ulaşmanın temel yolları akıl ve nakildir. Duyular, haber ve istidlâl bilgi edinmenin asli araçlarıdır. Ona göre insan yalnızca nakille değil, aklî tefekkürle de hakikate ulaşmakla yükümlüdür. Bu yaklaşımı, onu hem metne bağlı hem de akla alan açan büyük bir düşünür haline getirmiştir.
Ulûhiyyet anlayışı
Mâtürîdî, Allah’ın varlığını ve birliğini ispat ederken evrenin düzeninden, yaratılmışlığından ve insanın aklî tecrübesinden hareket eder. Allah’ın sıfatlarını kabul eder; ancak bu sıfatların yaratılmış varlıklardaki benzer kullanımlarıyla karıştırılmaması gerektiğini vurgular. Böylece hem teşbihi reddeder hem de ilâhî sıfatları inkâra sapmaz.
Nübüvvet anlayışı
Ona göre insanlık, sadece akılla yetinemez; ilâhî rehberliğe de muhtaçtır. Bu nedenle peygamberlik kurumu ilâhî hikmetin bir gereğidir. Mâtürîdî, Hz. Muhammed’in peygamberliğini hem mucize, hem tarihî gerçeklik, hem de insanlığın ihtiyaçları üzerinden temellendirir.
Kader ve insan fiilleri
Mâtürîdî, kader meselesinde cebr ile tam serbestlik arasında dengeli bir çizgi kurar. İnsan fiillerinin yaratılması Allah’a, kazanılması ve tercih edilmesi kula nisbet edilir. Böylece hem ilâhî kudreti hem de insan sorumluluğunu birlikte koruyan bir yaklaşım ortaya koyar.
Büyük günah ve iman
Mâtürîdî’ye göre iman, kalbin tasdikidir. Büyük günah işleyen kişi, günah sebebiyle dinden çıkmaz. Bu yaklaşım, onu Hâricî ve Mu‘tezilî çizgiden ayırır; Ehl-i sünnet düşüncesi içinde mutedil bir konuma yerleştirir.
Tefsir ilmindeki yeri
Mâtürîdî’nin Teʾvîlâtü’l-Kur’ân adlı eseri, dirâyet tefsirinin en erken ve en güçlü örneklerinden biridir. O, Kur’an’ı yalnızca rivayetlerle değil; akıl, dil, bağlam ve bütünlük ilkesiyle yorumlamıştır.
Tefsir ve te’vil ayrımı
Mâtürîdî, tefsiri daha çok sahâbenin kesin bilgiye dayalı açıklaması; te’vili ise âlimlerin anlam alanı içinde yaptıkları yönlendirme olarak değerlendirir. Bu bakımdan onun yaklaşımı, hem ilmî ihtiyatı hem de yorum ufkunu birlikte taşır.
Yöntemi
Kur’an’ı Kur’an’la açıklamaya büyük önem verir. Hadislerden, sahâbe ve tâbiîn rivayetlerinden yararlanır; ancak metin tenkidini de ihmal etmez. Bir rivayeti sırf nakledildiği için kabul etmez; akla ve Kur’an’ın genel ilkelerine uygunluğunu da gözetir.
Önemi
Teʾvîlât, sadece bir tefsir değil; aynı zamanda kelâm, fıkıh ve usûl birikimini de içeren çok yönlü bir ilim hazinesidir. Bu yönüyle Mâtürîdî, dirâyet tefsirinin kurucu isimlerinden biri kabul edilir.
Fıkıh ve usûldeki yeri
Mâtürîdî yalnızca kelâmcı ve müfessir değil, aynı zamanda güçlü bir Hanefî fakihidir. Fıkıh usûlüne dair görüşleri, özellikle Semerkant Hanefî ekolü üzerinde etkili olmuş; sonraki usûlcüler onun yaklaşımlarını sistemli biçimde geliştirmiştir.
Fıkıh anlayışı
Ona göre fıkıh, bir şeyi sadece bilmek değil; onun başka şeylerle ilişkisini, delaletini ve hükmünü de kavramaktır. Bu yönüyle fıkıh, salt bilgi değil derinlikli anlama ve istidlâl faaliyetidir.
Kaynak anlayışı
Mâtürîdî, dinî bilginin kaynaklarını akıl ve nakil olarak iki ana başlıkta ele alır. Kur’an, sünnet, icmâ ve kıyası kabul eder; haber-i vâhidin kullanılmasında ise dikkatli ve ölçülü bir tutum benimser. Amelen mütevâtir sünneti özel bir önemle değerlendirir.
Hanefî mezhebine katkısı
Mezhep imamlarının görüşlerini sadece nakletmekle kalmamış, onları açıklamış, sistemleştirmiş ve yeni meseleler karşısında yorumlamıştır. Böylece Hanefî mezhebinin kurumsallaşmasına ciddi katkı sağlamıştır.
Eserleri
Mâtürîdî’ye aidiyeti kesin olarak bilinen başlıca eserleri şunlardır:
Tefsir
- Teʾvîlâtü’l-Kur’ân
Kelâm
- Kitâbü’t-Tevhîd
- Kitâbü’l-Makâlât
- Reddü Evâʾili’l-edille li’l-Kâ‘bî
- Reddü Tehzîbi’l-cedel li’l-Kâ‘bî
- Beyânü vehmi’l-Mu‘tezile
- Reddü Vaʿîdi’l-füssâk li’l-Kâ‘bî
- Reddü’l-Usûli’l-hamse
- Reddü Kitâbi’l-İmâme
- er-Red ale’l-Karâmita
Fıkıh ve usûl
- Meʾâhizü’ş-şerâʾiʿ fî usûli’l-fıkh
- Kitâbü’l-Cedel
- Şerhu’l-Câmiʿi’s-sağîr
Sonuç
Mâtürîdî, İslam düşüncesinde akıl ile nakli karşı karşıya getirmeyen; aksine birbirini tamamlayan iki temel dayanak olarak ele alan büyük bir âlimdir. Kelâmda kurucu, tefsirde öncü, fıkıh usûlünde ise ufuk açıcı bir isimdir. Onun ilmî mirası, yalnızca kendi dönemini değil, asırlar boyunca Sünnî düşüncenin omurgasını şekillendirmiştir.

Sinop’a Özgü İftar Sofrası: Karadeniz Esintili Menü
Sinop mutfağının sade ve doyurucu lezzetleriyle hazırlanan bu iftar menüsünde, Karadeniz’in yerel tatları sofraya taşınıyor. Ana yemekte ise bölgeye özgü dokunuşlar taşıyan mısırlı hamsi pilaki öne çıkıyor.
İftar menüsü
- Hurma, su ve zeytin
- Mısır yarmalı ya da mercimekli çorba
- Ana yemek: Sinop usulü mısırlı hamsi pilaki
- Karalahana salatası
- Yoğurt veya cacık
- Tatlı olarak nokul ya da fırında kabak tatlısı
Ana yemek tarifi: Sinop usulü mısırlı hamsi pilaki
Malzemeler
- 1 kg temizlenmiş hamsi
- 2 adet kuru soğan
- 3 yemek kaşığı sıvı yağ
- 1 su bardağı mısır unu
- 1 çay bardağı ince bulgur veya pirinç
- 2 domates
- 2-3 yeşil biber
- 2 diş sarımsak
- Yarım demet maydanoz
- Tuz
- Karabiber
- Pul biber
- 1 çay kaşığı kuru nane
- Yarım limon suyu
Yapılışı
- Soğanları ince doğrayıp yağda pembeleşene kadar kavur.
- Doğranmış biberleri ve sarımsağı ekleyip birkaç dakika daha çevir.
- Küp doğranmış domatesleri katıp suyunu biraz çekene kadar pişir.
- Bulguru ya da pirinci ekle. Tuz, karabiber, pul biber ve naneyi ilave et.
- Biraz sıcak su ekleyip iç harcı hafif diri kalacak şekilde pişir. Ocaktan alınca maydanoz ve limon suyunu ekle.
- Fırın tepsisinin tabanını hafif yağla. Hamsilerin yarısını kuyrukları dışa gelecek şekilde diz.
- Hazırlanan iç harcı üzerine yay. Kalan hamsileri de üstüne kapatacak şekilde yerleştir.
- Üzerine çok az yağ gezdirip hafifçe mısır unu serpebilirsin.
- 180 derecede yaklaşık 30-35 dakika pişir.
- Ilık servis et.
Bu yemeğin yanına en iyi eşlik eden şey limonlu salata ve köpüklü ayran olur.

Konya, İlçeleri, Çevre İller, Büyükşehirler ve Dünya Merkezleri
İmsak ve iftar saatleri, 10 Mart 2026 Salı günü için Diyanet’in ilgili il ve ilçe vakit sayfalarından derlenmiştir.
| Bölge | Yer | İmsak | İftar |
| Konya Merkez | Konya | 05:42 | 18:59 |
| Konya İlçesi | Ahırlı | 05:44 | 19:00 |
| Konya İlçesi | Akören | 05:43 | 18:59 |
| Konya İlçesi | Akşehir | 05:46 | 19:03 |
| Konya İlçesi | Altınekin | 05:40 | 18:57 |
| Konya İlçesi | Beyşehir | 05:45 | 19:02 |
| Konya İlçesi | Bozkır | 05:44 | 19:00 |
| Konya İlçesi | Cihanbeyli | 05:40 | 18:57 |
| Konya İlçesi | Çeltik | 05:44 | 19:01 |
| Konya İlçesi | Çumra | 05:41 | 18:58 |
| Konya İlçesi | Derbent | 05:44 | 19:00 |
| Konya İlçesi | Derebucak | 05:46 | 19:03 |
| Konya İlçesi | Doğanhisar | 05:45 | 19:02 |
| Konya İlçesi | Emirgazi | 05:37 | 18:53 |
| Konya İlçesi | Ereğli | 05:36 | 18:53 |
| Konya İlçesi | Güneysınır | 05:42 | 18:58 |
| Konya İlçesi | Hadim | 05:43 | 18:59 |
| Konya İlçesi | Halkapınar | 05:36 | 18:52 |
| Konya İlçesi | Hüyük | 05:46 | 19:02 |
| Konya İlçesi | Ilgın | 05:44 | 19:01 |
| Konya İlçesi | Kadınhanı | 05:43 | 19:00 |
| Konya İlçesi | Karapınar | 05:38 | 18:54 |
| Konya İlçesi | Karatay | 05:42 | 18:59 |
| Konya İlçesi | Kulu | 05:39 | 18:56 |
| Konya İlçesi | Meram | 05:42 | 18:59 |
| Konya İlçesi | Sarayönü | 05:42 | 18:59 |
| Konya İlçesi | Selçuklu | 05:42 | 18:59 |
| Konya İlçesi | Seydişehir | 05:45 | 19:01 |
| Konya İlçesi | Taşkent | 05:43 | 18:59 |
| Konya İlçesi | Tuzlukçu | 05:45 | 19:02 |
| Konya İlçesi | Yalıhüyük | 05:44 | 19:01 |
| Konya İlçesi | Yunak | 05:44 | 19:01 |
| Çevre İl | Karaman | 05:40 | 18:56 |
| Çevre İl | Aksaray | 05:35 | 18:52 |
| Çevre İl | Afyonkarahisar | 05:49 | 19:06 |
| Çevre İl | Isparta | 05:50 | 19:06 |
| Çevre İl | Antalya | 05:50 | 19:06 |
| Çevre İl | Mersin | 05:34 | 18:51 |
| Çevre İl | Ankara | 05:39 | 18:56 |
| Çevre İl | Eskişehir | 05:48 | 19:06 |
| Büyükşehir | İstanbul | 05:53 | 19:11 |
| Büyükşehir | Ankara | 05:39 | 18:56 |
| Büyükşehir | İzmir | 06:03 | 19:20 |
| Büyükşehir | Bursa | 05:54 | 19:11 |
| Büyükşehir | Adana | 05:31 | 18:48 |
| Büyükşehir | Gaziantep | 05:23 | 18:39 |
| Büyükşehir | Antalya | 05:50 | 19:06 |
| Büyükşehir | Konya | 05:42 | 18:59 |
| Dünya Merkezi | Mekke | 05:20 | 18:35 |
| Dünya Merkezi | Londra | 04:35 | 18:02 |
| Dünya Merkezi | Berlin | 04:39 | 18:07 |
| Dünya Merkezi | Hamburg | 04:50 | 18:20 |
| Dünya Merkezi | Port Jefferson Station | 05:41 | 18:59 |
| Dünya Merkezi | Jersey City | 05:46 | 19:04 |





