Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, LGS kapsamındaki merkezi sınavla öğrenci alan pansiyonlu okullarda yeni bir uygulamaya geçileceğini açıkladı. Buna göre, LGS tercih sürecinde pansiyonlu okulların kontenjanları “pansiyonlu (yatılı)” ve “pansiyonsuz (gündüzlü)” olarak iki ayrı kategoriye ayrılacak. Öğrenciler, tercihlerinde pansiyonu kullanma durumlarına göre ilgili kontenjana başvuracak.
Amaç: yurtlarda kapasite aşımını önlemek
Bakan Tekin, düzenlemenin temel hedefinin özellikle büyükşehirlerde bazı köklü okulların yurtlarında görülen kapasite aşımı sorununu azaltmak olduğunu belirtti. Açıklamaya göre, kontenjanların ikiye ayrılmasıyla birlikte yurtların fiili dolulukları daha yönetilebilir hale getirilecek; öğrencilerin barınma koşullarına ilişkin şikâyetlerin de azaltılması amaçlanacak.
İstanbul Erkek Lisesi örneği: “180 kişilik yurtta 300’e yakın öğrenci kalıyor”
Tekin, uygulamayı somutlaştırmak için İstanbul Erkek Lisesi örneğini verdi. Bu örnekte, yurdun resmi kapasitesi 180 kişi olmasına rağmen, uygulamada öğrenci sayısının bunun üstüne çıktığı; bu durumun hem barınma hem de ders çalışma alanı açısından sorunlara yol açtığı dile getirildi. Bakan Tekin, bazı okulların bulunduğu konum itibarıyla yeni yurt yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle kontenjan yapısının “pansiyonlu–pansiyonsuz” ayrımıyla yeniden kurgulanacağını kaydetti.
Örnek bir senaryoda, LGS ile 120 öğrenci alan bir okulda bunun 60’ının pansiyonlu, 60’ının pansiyonsuz kontenjan olarak ilan edilmesi; pansiyonlu kontenjana başvuranların kendi içinde sıralanması öngörülüyor. Düzenlemenin ayrıntılarının 2026 LGS kılavuzunda yer alacağı belirtildi.
“Yeni nesil” soru örnekleri MEBİ’de: EBA üzerinden destek sürüyor
Bakan Tekin ayrıca yeni müfredat kapsamında LGS’ye dönük yeni nesil soru örneklerinin hazırlandığını; örneklerin MEBİ (Milli Eğitim Bakanlığı Bireysel Öğrenme Platformu) üzerinden yayımlanmaya başladığını ifade etti. Öğrencilerin EBA ve MEBİ üzerinden erişebileceği içeriklerle sınav hazırlığının destekleneceği, hazırlık paketlerinin de MEBİ’de sunulacağı bilgisi paylaşıldı.
Nüfus projeksiyonlarıyla planlama: “Yatırım ve insan kaynağı buna göre şekilleniyor”
Tekin’in değerlendirmeleri, eğitim yatırımlarının demografik verilerle planlanacağı başlığına da uzandı. TÜİK projeksiyonlarına atıfla, ilkokul çağ nüfusunda düşüş beklentisinin dikkate alındığını; bakanlık bünyesinde kurulan yapay zekâ destekli yönetim sistemi üzerinden okul bazlı verilerin izlenerek anomalilere ilişkin uyarılar üretildiğini aktardı. Bu sayede belirli illerde 10 yıl sonra okul ihtiyacının olup olmayacağına ilişkin planlamaların daha isabetli yapılmasının hedeflendiğini söyledi.
Uluslararası programlar: “Sözleşmeler yenilenmeli”
Bakan Tekin, bazı köklü okullarda uygulanan uluslararası programlara ilişkin hukuki çerçevenin güncellenmesi gerektiğini de dile getirdi. Almanya ve Fransa ile eğitim alanındaki ikili anlaşmaların 1950’ler–1960’lardan kaldığını belirterek, diploma denkliği ve program içeriği dahil pek çok başlığın “yeni konjonktüre göre” yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Öğretmen akademisi ve konaklama: “Atamalar eğitim biter bitmez”
Öğretmen yetiştirme sürecine ilişkin açıklamalarda ise Milli Eğitim Akademisi’ne başlayacak öğretmenlere yönelik planlama öne çıktı. Tekin, akademide eğitim tamamlandıktan sonra atamaların yapılacağını; konaklama imkânı bulunmayanların öğretmenevleri ve uygulama otellerinden yararlanabileceğini söyledi. Akademilerin branş bazında uzmanlaşmasına dönük örneklerde Erzurum’un sınıf öğretmenliği, İstanbul Haydarpaşa’nın ise mesleki-teknik eğitim alanında öne çıkacağı belirtildi. Ek ders ücretlerine ilişkin zam konusunun da ilgili bakanlıklarla yürütülen görüşmeler kapsamında gündemde olduğu ifade edildi.






