Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Konya’da ilk iftar heyecanı: Aynı akşam Berlin’den Mekke’ye, New York’tan Tokyo’ya sofralar kuruldu

Ramazan’ın ilk iftarı Konya’da 18.39’da açıldı. Türkiye’nin dört bir yanında ezan vaktiyle dualar yükselirken; Şam’dan Londra’ya, Kahire’den Kuala Lumpur’a uzanan geniş coğrafyada Müslümanlar aynı niyetle sofraya oturdu. Kutup bölgelerinde ise vakitlerin “normal oluşmadığı” dönemlerde ibadetlerin takdir yöntemiyle yerine getirilmesi esas alınıyor.

Ramazan’ın ilk iftarı Konya’da 18.39’da açıldı. Türkiye’nin dört bir yanında

Konya’da ilk iftarla birlikte şehir, akşamın en tanıdık telaşına yeniden büründü. Fırınların önünde sıcağı tüten pide kuyrukları uzarken, mutfaklardan yükselen çorba kokusu sokaklara karıştı; evlerde sofralar, sadece tabakların değil, gönüllerin de yan yana geldiği bir “buluşma”ya dönüştü. Ezanın sesiyle açılan ilk lokma, bir günün yorgunluğunu değil; aylar boyu özlenen bir ritmi, sabrı ve şükrü hatırlattı. Ramazan, her yıl aynı takvim yaprağında başlasa da her defasında insanın içine yeni bir kapı aralar: daha yumuşak konuşmayı, daha çok paylaşmayı, daha az incitmeyi öğretir.

Bu akşam Konya’da vakit 18.39’u gösterdiğinde, aynı niyet dünyanın başka şehirlerinde farklı saatlere denk düştü. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de; Kayseri’de ve Karaman’da sofralar kuruldu; Berlin’de, Londra’da, Toronto’da, New York’ta gün başka bir renge bürünürken, Şam’da ve Kahire’de ezan başka bir yıkıntının, başka bir umudun üstüne düştü. Mekke’de ve Kuala Lumpur’da kalabalıklar aynı duaya “âmin” dedi; Tokyo’da, Pekin’de, Moskova’da aynı ayın hilali aynı gökyüzünü tamamladı. Ramazan’ın dili tek, saatleri farklıydı: beklemek, paylaşmak, duayı içten içe büyütmek…

Kutup bölgelerine yakın coğrafyalarda ise zaman bambaşka işler; gündüz kısalır, gece uzar ya da vakitler “normal” düzenin dışına taşar. Orada oruç, saatlerin keskin çizgilerine değil; imkânın ve ölçünün el verdiği bir takdire yaslanır. Çünkü Ramazan, sadece bir takvim hesabı değil; insanın kendine dönmesi, açlığın gölgesinde başkasının halini anlaması, bir lokmayı çoğaltmanın yollarını aramasıdır. İşte bu yüzden iftar sofrası, yalnızca evin içindekilere değil; kapıyı çalana, yoldan geçene, uzak şehirlerden gelen misafire de açılır. Bir tabak daha koymak, bazen günün en büyük cümlesi olur.

Bu gece Konya’da sahur vakti 06.06’da sona erecek; yarın, 20 Şubat Cuma günü ise iftar 18.40’ta yapılacak. Ama saatlerin rakamı kadar önemli olan, o aralığın nasıl yaşandığı… Bugün Konya’da başlayan o ilk iftar sevinci, aslında dünyanın dört bir yanında aynı duyguyla yankılandı: “Birlikte olunca bereket artıyor.” Ramazan’ın en sade ama en derin hatırlatması da bu; insan, en çok paylaştığında çoğalıyor.

Diyanet imsakiye verilerine göre Konya’da Ramazan’ın 1. gününde iftar (akşam) 18.39’da yapıldı. Bu gece sahurun (imsak) bitişi 06.06, yarın (20 Şubat Cuma) iftar 18.40 olarak görünüyor.

İmsak ve iftar:

  • Konya: Sahur (imsak): 06.06 | 20 Şubat iftar: 18.40

İstersen haber içinde “şehir şehir” de verelim diye, 20 Şubat için bazı merkezler de:

  • Ankara: İmsak 06.05 | İftar 18.36
  • İstanbul: İmsak 06.20 | İftar 18.51
  • İzmir: İmsak 06.28 | İftar 19.01
  • Kayseri: İmsak 05.54 | İftar 18.23
  • Karaman: İmsak 06.06 | İftar 18.38

Yurt dışından örnekler (20 Şubat):

  • Şam: Fajr 05.51 | Maghrib 18.29
  • Londra: Fajr 05.13 | Maghrib 17.25
  • Berlin: Fajr 05.19 | Maghrib 17.29
  • New York: Fajr 05.27 | Maghrib 17.37
  • Toronto: Fajr 05.33 | Maghrib 17.55
  • Mekke: Fajr 05.34 | Maghrib 18.21
  • Kuala Lumpur: Fajr 06.16 | Maghrib 19.28
  • Tokyo: Fajr 04.48 | Maghrib 17.27

“Sofra”nın dili: Paylaşım, misafirlik ve ortak iyilik

İftar, sadece orucu açma ânı değil; komşuyu gözetmenin, dargını barıştırmanın, ihtiyaç sahibine uzanmanın da adı. Pek çok kentte camilerde, derneklerde ve evlerde iftarların “açık sofra” geleneğiyle farklı inanç ve kültürlerden misafirlere de kapı araladığı görülüyor; Ramazan, gündelik hayatın içine bir kamusal dayanışma damarını yeniden taşıyor.

Kutup bölgelerinde oruç: Günün “normal” oluşmadığı yerde ne yapılıyor?

Kuzey kutbuna yakın bölgelerde yılın bazı dönemlerinde gün/ gece düzeni ibadet vakitlerini oluşturmayabiliyor. Din İşleri Yüksek Kurulu’na göre bu gibi yerlerde namaz ve oruç vakitleri, şer’î ölçütler dikkate alınarak “takdir yoluyla” belirleniyor.

İftar sofrasına küçük bir öneri

Konya usulü iftar menüsü önerisi

  • Hurmalı su (oruç açılışı)
  • Bamya çorbası (ya da mercimek)
  • Etli nohutlu pilav (ana yemek)
  • Konya pidesi (sıcak, fırından)
  • Tahin

Konya’da iftar sofrasının en tanıdık lezzetlerinden biri de tahin–pekmez ikilisidir. Ama bu, rastgele bir karışım değil; çoğu evde çifte kavrulmuş tahin tercih edilir, üzerine pekmez dökülür, kaşıkla iyice kıvam alıncaya kadar karıştırılır. Sonrası ritüeldir: Fırından yeni çıkmış sıcak pide, o karışıma banılır; ilk lokmada hem tahinin tok, kavruk aroması hem pekmezin tatlı derinliği aynı anda damakta kalır. Konya’da “iftar sofrası” denince pidenin yanında baş köşeye oturan bu tabak, aslında Ramazan’ın kendisi gibidir: sade, bereketli ve paylaştıkça çoğalan.

İstersen bunu haberin “yemek önerisi” bölümüne de kısa tarif olarak kutucuk halinde ekleyeyim:

Konya usulü tahin–pekmez (pide banmalık)

  • 4 yemek kaşığı çifte kavrulmuş tahin
  • 2–3 yemek kaşığı pekmez
  • İkisini kasede pürüzsüz olana kadar karıştır; sıcak pideyle banıp servis et.

Yemek önerisi: Etli nohutlu pilav (iftara uygun)

Kişi sayısı: 4
Hazırlık: 15 dk (nohutu önceden ıslatırsan)
Pişirme: 35–45 dk

Malzemeler

  • 2 su bardağı baldo pirinç
  • 250–300 g kuşbaşı dana eti (isteğe göre kavurmalık da olur)
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut (ya da 1 gece ıslatıp haşlanmış)
  • 2,5–3 su bardağı sıcak et suyu (yoksa sıcak su)
  • 2 yemek kaşığı tereyağı + 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 küçük soğan (isteğe bağlı, pilava aroması güzel gider)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • Yarım çay kaşığı kimyon (nohutla uyumlu)
  • Üzeri için: ince kıyılmış maydanoz (isteğe bağlı)

Yapılışı

  1. Pirinç hazırlığı: Pirinci ılık tuzlu suda 15–20 dakika beklet, nişastası gidene kadar yıka, süz.
  2. Eti kavur: Tencereye sıvı yağ + 1 kaşık tereyağı al. Eti ekle, suyunu salıp çekene kadar kavur. İstersen bu aşamada küçük doğranmış soğanı ekleyip pembeleştir.
  3. Nohutu ekle: Haşlanmış nohutu tencereye al; 2–3 dakika etle birlikte çevir.
  4. Pirinçle buluştur: Kalan tereyağını ekle, süzülmüş pirinci tencereye al. Pirinci 4–5 dakika şeffaflaşana kadar kavur (pilavın tane tane olmasının püf noktası).
  5. Suyunu ver: Sıcak et suyunu ekle. Tuz, karabiber, kimyonu koy. Karıştır, kapağı kapat.
  6. Pişir: Kaynayınca ocağı kıs, 12–15 dakika pişir. Suyunu çekince altını kapat.
  7. Demlendir: Kapak altına havlu kâğıt koyup 10 dakika dinlendir. Serviste hafifçe karıştır.

İftar için servis önerisi

  • Yanına cacık ya da sade yoğurt çok iyi gider.
  • Pilavdan önce mideyi yormamak için: 1–2 hurma + su + çorba, sonra pilava geç.