TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu’nda yapılan bilgilendirmede, suç örgütlerinin çocukları suça sürükleme yöntemlerinde sosyal medyanın belirleyici bir alan haline geldiği vurgulandı. Komisyona bilgi veren İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Alperen Süer, çetelerin dijital platformları önce propaganda, ardından iletişim ve örgütlenme amacıyla kullandığını söyledi.
Propaganda Instagram ve TikTok’ta, iletişim kapalı kanallarda
Süer’in aktardığına göre suç örgütleri, geniş kitlelere ulaşmak için Instagram ve TikTok gibi platformlarda içerik üretiyor; temas kurulduktan sonra iletişimi Telegram, WhatsApp ve Discord gibi daha kapalı mecralara taşıyor. Bu akışın, çocukların önce “ilgi” düzeyinde yakalanıp ardından örgüte “bağlanması” üzerine kurulduğu ifade edildi.

“Lüks hayat” kurgusu ve sembollerle etki alanı
Yetkililerin değerlendirmesinde, propaganda aşamasında lüks yaşamı özendirici paylaşımların öne çıktığı belirtildi. Lüks mekânlar, araçlar ve belirli semboller üzerinden “güç” imajı üretildiği; bazı içeriklerde ise popüler kültür unsurlarının (dizi/film karakterleri ve rap müzik gibi) suç örgütü anlatısını pekiştirmek için kullanıldığı kaydedildi.
İlk temas: Beğeni, yorum, ardından özel mesaj
Süer, çocukla iletişimin ilk adımının çoğu zaman paylaşımları beğenmek ya da yorum yapmak olduğunu; sonrasında özel mesajlaşma ile tanıma/deneme aşamasına geçildiğini söyledi. Bu süreçte, karşılarındaki kişinin kolluk kuvveti ya da rakip örgüt unsuru olup olmadığını anlamak için “özel iletişime” ağırlık verildiği, ardından yalnızca onaylı kişilerin girebildiği kapalı gruplarda propagandaya devam edildiği aktarıldı.
“Cezaevi” içerikleriyle sahiplenme ve “kahramanlaştırma”
Komisyonda paylaşılan bir diğer başlık da örgütlerin, cezaevindeki üyelerine ilişkin paylaşımlarla “her koşulda sahip çıkma” algısı oluşturması oldu. Süer, bazı örneklerde rakip örgütlere yönelik eylemlerin ve eylemi yapan kişilerin sosyal medyada “kahramanlaştırıldığı”; bunun çocuklar üzerindeki etkiyi büyüttüğünü ifade etti.
Mücadelede sorun: İspat, hız, yetki ve platform sorumluluğu
Süer, dijital mecralarda çocukların mağdur ya da şüpheli olduğu suçlarda uygulamada zorluklar yaşandığını belirterek, sorunun yalnızca mevzuat eksikliğiyle değil; ispat, müdahale hızı, yetki alanı ve platformların sorumlulukları ekseninde ortaya çıktığını dile getirdi.




