AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, emekli ve milletvekili maaşının toplamının 450 bin 854 TL’ye ulaştığı belirtilen süreçte, söz konusu gelirin kendisine yetmediğini söyledi.
Aralık ayındaki enflasyon farkının eklenmesiyle 229 bin 676 TL olan milletvekili maaşının 273 bin 196 TL’ye yükseldiği, emekli milletvekili maaşının ise 177 bin 658 TL olduğu biliniyor. Hem emekli hem de halen milletvekili olanların toplam maaşı ise 450 bin 854 TL oldu.
Özcan, Çorlu’da düzenlenen yemekte basın mensuplarına yaptığı açıklamada, maaşının yetmediğinden yakınarak şunları söyledi:
“Ben emekli maaşımla milletvekili maaşımı sana vereceğim. Sen de gel, bunları bir ay içerisinde idare et. Bir daha söylüyorum, herkese verebilirim. Benim yaşadığım giderleri ve gelirimi size vereceğim. Buyurun, siz bu işin altından kalkın, çıkın. Başka bir şey söylemiyorum. Şöyle zannediyorlar; arabayı devlet veriyor sanıyorlar milletvekillerine. Hayır, devlet araba vermiyor. Arabanın mazotunu veriyor sanıyorlar. Hayır, arabanın mazotunu falan da vermiyor. ‘Uçaklar size bedava’ diyorlar. Hayır, hiç bedava uçak falan yok. İndirimli var ama çok basit bir indirim. Normalde 3 bin lira olan bilet 2 bin 900, 2 bin 800 lira oluyor. Yani 100-200 lira.” Özcan, Meclis lokantasındaki fiyatlarla ilgili bir soru üzerine şöyle dedi: “Hep zam yaptılar. Zamlı yiyoruz. Ben misafirhanede kalıyorum, hep zam yaptılar. Bir daha söylüyorum. Bir dahaki dönemde siz de milletvekili olun, gelin. Bakın, ben size söylüyorum, çalışmadan da ben vereyim. Siz birkaç ay değerlendirin. “Ya arkadaşlar, siyaset er meydanıdır. Milletvekili olmak isteyen, oradaki siyasi partiye üye olup bütün bu haklardan, hoşunuza giden haklardan yararlanabilir. Bu iş nasip işidir. Ama bir daha söylüyorum; bir milletvekili, aldığı maaştan en az bir buçuk iki kat daha fazla para harcıyor. Bunu da bilmenizi isterim.”
“Neden yapıyorsunuz bu mesleği o zaman?” sorusuna ise Özcan şu yanıtı verdi:
“Ben buraya para için gelmedim. Ben memleketime hizmet ediyorum.”
Türkiye’de en düşük emekli aylığının 20.000 TL’ye çıkarıldığı bir tabloda , net asgari ücretin 1 Ocak 2026 itibarıyla 28.075,50 TL olduğu resmî olarak açıklanmışken ; bir milletvekilinin emekli + vekil geliriyle toplam 450.854 TL düzeyindeki kazancı üzerinden “yetmiyor” yakınması, siyasetin toplumsal gerçeklikle bağını tartışmaya açıyor. Bu toplam, en düşük emekli aylığının yaklaşık 22,5 katı, net asgari ücretin ise yaklaşık 16 katı büyüklüğünde.
Üstelik söz konusu açıklamada, “milletvekili maaşının 1,5-2 katı harcama” yapıldığı iddiası da dile getiriliyor. Burada eleştirinin odağı şu: Geçim sıkıntısı, geniş kitleler için “hayatın olağan masrafı” değil; barınma, gıda, sağlık ve faturalar arasında zorunlu tercih demek. Bu nedenle, yüksek gelir grubunda yer alan bir iktidar partili siyasetçinin “yetmiyor” ifadesi, temsilde empati ve ölçü duygusunun aşınması olarak okunuyor; siyaset kurumuna yönelik güveni zedeleyen bir sembole dönüşüyor.
Bu tartışmayı sağlıklı zemine çekmenin yolu da kişisel yakınmalardan değil, kurumsal şeffaflıktan geçer: Milletvekillerinin “gider” kalemleri kamuya açık, denetlenebilir ve belgelendirilebilir biçimde paylaşılmadan; en düşük emekli aylığı ile asgari ücret arasındaki makas kapanmadan, “yetmiyor” cümlesi ister istemez toplumsal adalet duygusunu yaralayan bir çıkış olarak kalır.




