Boşanma süreçlerinde dijital yazışmaların dosyaya girip giremeyeceği yeniden gündemde. Avukat Ergün Vardar, Hürriyet yazarı Oya Armutçu’ya yaptığı değerlendirmede, Türk hukukunda “delil serbestisi” ilkesinin geçerli olduğunu; bu nedenle hukuka uygun elde edilen WhatsApp yazışmalarının hem hukuk hem ceza yargılamalarında delil olarak kabul edilebildiğini söyledi. Vardar’ın açıklamalarını T24 aktardı.
Kritik eşik: Delilin nasıl elde edildiği
Vardar’a göre belirleyici sınır, yazışmaların hukuka aykırı yöntemlerle elde edilip edilmediği. İzinsiz biçimde başkasının telefonunu karıştırma, şifre kırma ya da casus yazılımla mesajlara ulaşma gibi yolların delilin geçerliliğini tartışmalı hale getirebileceği ifade edildi.
Bu çerçeve, mevzuatta da açık karşılık buluyor: Hukuk yargılamasında hukuka aykırı elde edilen delillerin dikkate alınamayacağı HMK’nın 189. maddesinde düzenlenirken, Anayasa’da da “kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği” hükme bağlanıyor.
“Her mesaj” değil, “evlilik birliğini zedeleyen” içerik
Vardar, uygulamada her yazışmanın otomatik olarak aynı ağırlıkta görülmediğini; mahkemelerin içerik ve bağlam değerlendirmesi yaptığını belirtiyor. Üçüncü kişilerle duygusal yakınlık içeren, gizli yürütülen veya eşten saklanan yazışmaların “güven sarsıcı davranış” iddiasına dayanak olabileceği; hakaret, aşağılama ve tehdit içeren mesajların ise “psikolojik şiddet” kapsamında kusur değerlendirmesinde dikkate alınabildiği kaydedildi.
Sadece ekran görüntüsü yeterli mi?
Vardar, pratikte en sık yapılan hatalardan birinin yalnızca ekran görüntüsüyle yetinmek olduğunu belirterek, inkâr halinde mesajların doğruluğu için bilirkişi incelemesi veya cihaz incelemesi gibi teknik doğrulama adımlarının delilin gücünü artırabileceğini vurguladı.
Boşanma dosyalarında WhatsApp yazışmalarına dair 8 not
- Delil olabilmesi için hukuka uygun elde edilmesi
- İzinsiz erişim/şifre kırma/casus yazılım delili tartışmalı hale getirebilir.
- Anayasa, kanuna aykırı delile kapıyı kapatıyor.
- HMK, hukuk davalarında hukuka aykırı delilin dikkate alınamayacağını düzenliyor.
- Mahkeme, içerikte evlilik birliğini zedeleyen unsurlara bakıyor.
- Üçüncü kişiyle duygusal yakınlık içeren yazışmalar “güven sarsıcı” değerlendirmesine konu olabiliyor.
- Hakaret/tehdit içeren mesajlar kusur tartışmasında etkili olabiliyor.
- Ekran görüntüsü tek başına her dosyada yeterli görülmeyebilir; teknik doğrulama istenebilir.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıklarda delilin niteliği ve hukuka uygunluğu dosyanın koşullarına göre değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi kararlarında da özel yazışmaların kullanımı ve kişisel veriler yönünden farklı boyutlar tartışılabilmektedir.




