Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yarıyıl tatili çocuk ve ergen ruh sağlığını nasıl etkiliyor?

Uzmandan uyarı: “Tatili tamamen kuralsız bırakmak da, askeri düzende geçirmek de ruhsal dengeyi bozabilir”

Uzmandan uyarı: “Tatili tamamen kuralsız bırakmak da, askeri düzende geçirmek

Yarıyıl tatili çoğu aile için dinlenme, çocuklar içinse “özgürlük” dönemi gibi görülse de, uzmanlar bu sürecin ruh sağlığı açısından sanıldığından daha kritik olduğunu vurguluyor. Günlük rutinlerin bir anda bozulması, okul yapısının ortadan kalkması, uyku saatlerindeki kaymalar ve ekran başında geçirilen sürenin artması; özellikle psikiyatrik açıdan hassas çocuk ve ergenlerde duygusal ve davranışsal sorunları tetikleyebiliyor.

Bayındır İçerenköy Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Nimtaj Abdullayeva, yarıyıl tatilinde en sık gözlenen hataları ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları anlattı.

“Okul, ruhsal açıdan da koruyucu bir yapı”

Okulun sadece ders ve sınavlardan ibaret olmadığını hatırlatan Dr. Abdullayeva, şu değerlendirmede bulundu:

“Okul; sosyal ilişkilerin kurulduğu, kimliğin şekillendiği, duyguların düzenlenmesinde çocuğa destek olan önemli bir çerçeve sunuyor. Bu yapı tatille birlikte geçici olarak ortadan kalktığında, aileyle geçirilen sürenin artması ve başarı beklentisinin baskıya dönüşmesi; anksiyete, çökkünlük, irritabilite ve davranışsal düzensizliklere yol açabiliyor.”

Uzmanlar, özellikle zaten kaygı, dikkat sorunları, duygu durum dalgalanmaları yaşayan çocuk ve ergenlerde bu dönemde klinik başvuruların arttığına dikkat çekiyor.

Tatilde aile içi çatışmalar neden artıyor?

Yarıyıl tatilinde herkesin aynı evde daha uzun süre bulunmasının, aile içi çatışmaları da görünür hale getirdiğini belirten Dr. Abdullayeva, şu uyarıda bulundu:

“Tatil döneminde sınırların belirsizleşmesi ve ebeveyn tutarsızlığı çatışmaları artırıyor. Bir gün geç yatmasına izin verilen çocuğa ertesi gün aynı konuda kızıldığında, hem otorite zedeleniyor hem de gerilim tırmanıyor.”

Abdullayeva, uyku saatleri, ekran kullanımı ve ailece yapılacak aktiviteler için önceden belirlenmiş, esnek ama net rutinler oluşturulmasını öneriyor. Kurallar belirlenirken çocuk ve ergenlerin de sürece katılmasının, hem iş birliğini artırdığını hem de çatışmaları azalttığını vurguluyor.

Uyku düzeni tatilde tamamen dağılmamalı

Tatil boyunca çocukların ve gençlerin uyku saatlerinde gecikme yaşamasının “beklenen” bir durum olduğunu belirten Dr. Abdullayeva, “Ancak uyku–uyanıklık döngüsünün tamamen tersine dönmesi, ruhsal belirtileri belirgin şekilde artırabiliyor” dedi.

Uzman, uyku düzeni için şu önerilerde bulundu:

  • Geç yatma–geç kalkma düzenine ani değil, kademeli şekilde geçilmeli.
  • Sabahları gün ışığına maruziyet artırılmalı.
  • Akşam saatlerinde ekran kullanımı sınırlandırılmalı.
  • Yatmadan önce kitap okuma, hafif sohbet, nefes egzersizleri gibi sakinleştirici rutinler oluşturulmalı.

Bu adımların hem uykuya geçişi kolaylaştırdığını hem de okul açılmadan önce yeniden düzene dönmeyi kolaylaştırdığını vurguluyor.

Ekran süresi yasaklanmamalı, yönetilmeli

Tablet, telefon ve bilgisayar kullanımını tamamen yasaklamanın gerçekçi olmadığını söyleyen Dr. Abdullayeva, ailelerin bu konuda “yasakçı” değil “yönetici” bir tutum benimsemesi gerektiğini belirtiyor:

“Gerçekçi olan, ekranı hayatın dışına atmak değil; zaman ve içerik açısından sınırlandırılmış, öngörülebilir bir kullanım düzeni kurmaktır. Özellikle akşam saatlerinde ekran maruziyetini azaltmak, aileyle geçirilen zamanı ekransız planlamak ruhsal dengeyi olumlu etkiler.”

Uzman, ekran süresinin gün içinde blok halinde değil, kısa aralıklar halinde ve mümkünse eğitici veya yaşa uygun içeriklerle sınırlandırılmasının daha sağlıklı olacağını belirtiyor.

“Tatilde ders çalışmak tamamen bırakılmamalı”

Yarıyıl tatilinde çocuklara ağır bir ders programı yüklemenin doğru olmadığını vurgulayan Dr. Abdullayeva, diğer yandan akademik yapıdan tamamen kopmanın da okul dönüşünü zorlaştırdığına dikkat çekiyor.

Abdullayeva, günde 30–45 dakikayı geçmeyen, kısa ve sürdürülebilir tekrarların yeterli olacağını belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Burada amaç performans baskısı yaratmak değil; çaba ve süreklilik duygusunu desteklemek olmalı. ‘Karne kötü, bu tatilde sürekli ders çalışacaksın’ yaklaşımı baskıyı artırır, motivasyonu düşürür ve aile ilişkilerini zedeler.”

Boş zaman, gelişim için fırsata çevrilebilir

Yarıyıl tatilinin sadece “ekran ve uyku”ya indirgenmemesi gerektiğini söyleyen Dr. Abdullayeva, boş zamanların çocuk ve ergen gelişimi için değerli bir fırsat olduğunu vurguluyor.

Uzmanın önerileri şöyle:

  • Fiziksel hareket: Yürüyüş, bisiklet, basit egzersizler, park etkinlikleri
  • Yaratıcı aktiviteler: Resim, müzik, yazı yazma, el işi, hobi çalışmaları
  • Aileyle ortak zaman: Beraber film izleme, oyun oynama, birlikte yemek hazırlama, küçük ev sorumluluklarını paylaşma

Bu tür etkinliklerin hem duygusal dengeyi desteklediğini hem de aile bağlarını güçlendirdiğini belirten Abdullayeva, “Çocuklar için en iyileştirici alanlardan biri, yargılanmadan dinlendikleri, kabul gördükleri aile ortamıdır” dedi.

“Yarıyıl tatili yeniden düzenleme fırsatıdır”

Dr. Nimtaj Abdullayeva’ya göre yarıyıl tatili, sadece “dinlenme molası” değil, aynı zamanda çocuğun ve ailenin günlük yaşamını gözden geçirmek için bir fırsat:

“Tatili tamamen kuralsız, her şeyin serbest olduğu bir dönem gibi yaşamak da, askeri düzenle geçirmek de sağlıklı değil. Uyku, akademik tekrar, fiziksel hareket ve aile zamanı arasında dengeli bir yapı kurmak en doğrusu. Yarıyıl tatili, bu dengeyi yeniden düzenlemek ve güçlendirmek için önemli bir fırsat sunuyor.”

Uzman, ailelere son olarak; çocukların karnelerine, ders notlarına ve tatildeki “verimliliklerine” odaklanırken, onların duygusal ihtiyaçlarını ve ruhsal dayanıklılıklarını gözden kaçırmamaları çağrısında bulunuyor.