Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği (USKD), aylık üye toplantısını Alsancak Küçük Kulüp’te gerçekleştirdi. Toplantının konuk konuşmacısı olan Sürdürülebilirlik Danışmanı & Eğitmeni Dr. Sezin Baysal Berkup, “Enerjide büyük değişim. Neredeyiz? Nereye gidiyoruz?” başlıklı sunumunda, enerji dönüşümünün iklim kriziyle mücadelede kritik bir rol oynadığını anlattı.
“Kaynaklar hızla tükeniyor, iklim krizi ekonomiyi de vuruyor”
Dünyanın sahip olduğu doğal kaynakların mevcut tüketim hızına yetişemediğini vurgulayan Dr. Berkup, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi finansal sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Enerjinin modern yaşamın omurgası olduğuna işaret eden Berkup, “Üretimden ulaşıma, sağlıktan eğitime kadar tüm ekonomik ve sosyal sistemler enerjiye bağımlı. Yapay zeka ve dijital teknolojilerle birlikte enerji tüketimi daha da artıyor” dedi.
Birleşmiş Milletler’in 2100 yılı projeksiyonlarına dikkat çeken Berkup, dünya nüfusunun 11 milyara yaklaşmasının beklendiğini hatırlatarak, kişi başına düşen kaynakların bu yüzyılın ortasına doğru en az yarı yarıya azalacağı uyarısında bulundu.
Berkup, doğal kaynakların kullanım hızını gösteren “Dünya Limit Aşım Günü”nün her yıl daha erkene çekildiğini hatırlatıp şöyle devam etti:
“Modern insanın yeryüzündeki varlığı, gezegenin tarihini bir yıla sığdırsak sadece dakikalarla ifade ediliyor; buna karşın doğal kaynakların üçte birini bu kısacık zaman diliminde tükettik. Bu nedenle yenilenebilir ve çevre dostu enerji kaynaklarına yönelmek artık sadece çevresel değil, stratejik bir zorunluluk.”
“Kalkınma mı, çevre mi değil; sürdürülebilir kalkınma”
Dr. Sezin Baysal Berkup, bugünün dünyasında “ya kalkınma ya çevre” ikileminin geride kaldığını belirterek, “Artık hem çevreyi korumak hem de ekonomik büyümeyi sürdürmek zorundayız. Bunun adı sürdürülebilir kalkınma” dedi.
Güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve jeotermal gibi yenilenebilir kaynakların iklim hedefleriyle uyumlu olduğunu vurgulayan Berkup, temiz enerjinin çok boyutlu etkilerini şu başlıklarla özetledi:
- Çevresel etkiler: Karbon salımının azaltılması, hava kalitesinin iyileştirilmesi, iklim kriziyle daha etkin mücadele.
- Ekonomik etkiler: Enerji ithalatına olan bağımlılığın azalması, maliyetlerde öngörülebilirliğin artması.
- Sosyal etkiler: Enerjiye erişimin kolaylaşması, yerelde yeni istihdam alanlarının oluşması ve yaşam kalitesinin yükselmesi.
USKD, 2026’da projelerini büyütüyor
Toplantının açılışında konuşan USKD Başkanı Ayla Alkan, geride bıraktıkları yılın dernek açısından verimli geçtiğini belirterek, 2026’da sürdürülebilirlik odağında daha fazla alanda görünür olmayı hedeflediklerini söyledi.
Alkan, “USKD ailesi olarak bu yıl da sizlerin desteğine, emeğine ve enerjisine ihtiyacımız var” diyerek derneğe katılan yeni üyeleri tanıttı. Dr. Sezin Baysal Berkup ve Burcu Küçükerciyes’in aralarına katılmasıyla birlikte USKD’nin, alanında güçlü iş kadınlarının katkısıyla daha da büyüdüğünü vurguladı.
Yeni dönemde;
- Yeşil ekonomi,
- Kadın istihdamı,
- Sosyal girişimcilik,
- Enerji dönüşümü,
- İklim kriziyle mücadele,
- Kadın liderliğinin güçlendirilmesi ve
- Eğitim
başlıklarında kalıcı etki yaratacak projeleri hayata geçirmekte kararlı olduklarını dile getiren Alkan, “USKD, istikrarlı ve emin adımlarla sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yoluna devam edecek” dedi.
Toplantı, üyelerin soru ve katkılarıyla interaktif bir biçimde sürerken, kadın liderliğinin enerji dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınma süreçlerindeki rolüne dair değerlendirmelerle sona erdi.




