Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kasım ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendirerek Türkiye ekonomisinin dış dengede “kalıcı iyileşme patikasında” ilerlediğini savundu. Yılmaz, yıllık cari açığın 23,2 milyar dolar seviyesine gerileyerek Orta Vadeli Program (OVP) hedefleriyle uyumlu seyrettiğini söyledi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) kasım ayı ödemeler dengesi verilerini sosyal medya hesabından yorumlayan Yılmaz, cari açığın “sürdürülebilir bir bantta” olduğunu belirtti. Kasımda, hizmet gelirlerindeki mevsimsel zayıflama nedeniyle yaklaşık 4 milyar dolarlık cari açık oluştuğunu hatırlatan Yılmaz, buna karşın yıllık bazda tablonun OVP ile uyumlu olduğuna dikkat çekti.
Yılmaz, altın ve enerji kalemleri hariç tutulduğunda yıllıklandırılmış 44,6 milyar dolarlık cari fazla verildiğini vurgulayarak, “Bu görünüm, dış dengedeki iyileşmenin geçici dalgalanmalarla değil, yapısal bir dönüşümle desteklendiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye, 2025’te küresel risklere rağmen pozitif ayrıştı”
Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin 2025 yılında birçok ülkeye kıyasla olumlu yönde ayrıştığını savunan Yılmaz, dengeli büyüme kompozisyonu, azalan cari açık, artan güven göstergeleri ve dış kaynak girişlerindeki artışın bu tabloyu desteklediğini dile getirdi.
Yılmaz, doğrudan yabancı yatırımların da bu çerçevede dikkat çektiğini belirterek, 2025’in ocak–kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27,6 artışla 12,4 milyar dolara ulaşıldığını aktardı. Kasım itibarıyla yıllıklandırılmış doğrudan yatırım tutarının ise 14,4 milyar dolar seviyesine çıktığını ifade etti.
2026 için beklenti: Daha destekleyici dış ortam, devam eden reformlar
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini paylaşırken, 2026 yılında küresel koşulların büyüme ve enflasyonla mücadele açısından Türkiye lehine daha destekleyici olmasını öngördüklerini söyledi.
Yılmaz, hükümetin sürdürdüğünü belirttiği yapısal reformların yatırım iklimini iyileştirmeye devam edeceğini savunarak, cari açığın finansmanında uluslararası doğrudan yatırımların payını artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Bu amaç doğrultusunda;
- Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak yatırımlar,
- Ar-Ge ve teknoloji odaklı üretim,
- Katma değerli sanayi ve ihracat hamleleri
gibi başlıkların cari işlemler dengesinde yapısal dönüşümü sağlayacak temel araçlar olmaya devam edeceğini söyleyen Yılmaz, dış dengedeki düzelmenin “geçici bir rahatlama değil, orta vadeli programın ana bileşenleriyle uyumlu bir süreç” olduğunu ifade etti.




